![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
GEMİLERİ YAKMAK!!!!Bir zulmü deşifre edip dindirmek , gemileri yakmak la mümkündür İnsanlık tarihinde nice kahramanlar gemileri yakarak zulümleri bertaraf edip mazlumların ahını dindirmiş ve günümüz dünyasında yüz akı olarak tarih sahnesinde yer almışlardır.”Gemileri yakmak” deyimi Tarık bin Ziyad’ın insanlık onuruna sunduğu bir hediyedir. Bir zulmü deşifre edip dindirmek “gemileri yakmak” la mümkündür.”Gemilere sadece bakmak” deyimi de bundan böyle insanlığını yitirmek üzere olan insanlara sığınak deyim olacak gibi gözüküyor.
Tarihi olaylardan bazı örnekler vermek istiyorum,tabii ki oluş seyrini ufak(!) bir dokunuşla değiştirerek.Bundan 1700 küsür yıl önceydi.Tarih sahnesine “Ashab-ı kehf” ismiyle geçmiş 7 yiğit insan!..Yaşadıkları toplumda zulüm hat safhada…Bu gençler siyasi otorite dönem İsevilerine zulmeden Dakyanus adlı bir zalimin (Beyaz(!)) saray danışmanları…Siyasi otorite İsevilerine olmadık zulmü reva görüyor.Hapisler,işkenceler,ölümler…Bu gençler de bir şekilde İsevilerin dinine giriyorlar.Bu zulüm onları kahrediyor!Buna engel olmak için siyasi otoritesinden izin isterler.Zulmün ortadan kalkması ve insanların ezilmemesi için bir dizi demokratik girişimde bulunurlar.Bu girişimi olumlu bulan Dakyanus yaptıklarından da pişman olur.Bu gençler de izinsiz böyle bir girişimde bulunmadıkları için şehirden kaçıp mağaraya sığınıp orada 300 yıl kadar uyumak zorunda kalmazlar.Bu tarihi değişimden sonra isimleri “Ashab-ı keyf!” olarak anılacaktır. Binlerce yıl öncesine gidelim. İbrahim peygamberin diyarına…Putperest nemrut ve avanesi putçulukla halkı avutuyor,kandırıyor,buraların siyasi otoritesi benim diyerek halkı fakr-u zaruret içerisinde inim inim inletiyor.İbrahim peygamber bu durumdan rahatsız bu zulmün ortadan kaldırılması ve putların arkasına saklanıp halkın aldatılmasını içine sindiremiyor.Bu vahim durumu ortadan kaldırmak için dönemin siyasi otoritesi Nemrut’la görüşmek ister.Nemrut’la gerçekleştirilen bir dizi diplomatik girişimlerde konu enine boyuna tartışılır ve sonunda Nemrut ikna olur.Hz. İbrahim’in eline bir balta vererek putları kırmasını ve halkın bu putlar sebebiyle aldatılıp ezilmesine son vermesine izin verir.Böylece siyasi otoriteden izin alarak yapılan bir eylem ,ne İbrahim’in ateşe atılmasına ne de Nemrut’un bir sivrisinek ile helak olmasına sebep olmaz. Musa (a.s) Firavun zulmünden bir şekilde kurtulup, Firavun sarayında büyüyüp yetişmiştir. İsrailoğulları Firavun zulmü altında inim inim inlemektedirler. Onların erkek çocuklarını öldürüyor, ölesiye işlerde köle olarak kullanıyor, gerektiğinde istediğini öldürüyor, sakat bırakıyor, aç bırakıyor. Bu durum Musa (a.s) ‘ı ziyadesiyle üzüyor.Hz. musa (a.s) bir defasında sokakta bir kavgada Firavun hanedanından bir kişinin ölümüne sebebiyet verir ve oradan kaçar. Daha sonra kendisine peygamberlik verilen Musa (a.s) Firavun’a gider ve ondan kavmini bu zilletten kurtarmak için izin ister, önce bu konuya ters bakan Firavun daha sonraları Musa ve Harun peygamberlerin diplomatik girişimleri sonucunda ikna olur ve İsrailoğullarının Mısırdan çıkışına izin verir.Hatta onlara Kızıldeniz kenarlarına kadar eşlik eder.(Kızıldeniz’in ikiye yarılması gibi mucizeler ve Firavun hanedanının denizde boğulması gibi vahim(!) hadiseler yaşanmaz.) Ve Mekke… Şehirlerin anası, kutsal belde Mekke… Mekke’de de zulüm hat safhada…Fakirler,zayıflar,yetimlerin hakkı gasp ediliyor,insanlar birbirlerini boğazlıyor ve devrin siyasi otoritesi Ebu Cehil ve avanesi…Kainatın efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.) çıka geliyor.Bu zulüm bitsin artık,dinsin gözyaşları diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının,yetimlerin,kimsesizlerin,gariplerin ahı devirsin devrin siyasi otoritesi olan şahı....... Vahiyle donanarak insanları karanlıklardan aydınlıklara, zulmetten nura, ölümden hayata taşıyacak bir büyük kahraman tarih sahnesinde…Bu zulmün bitmesi gözyaşlarının dinmesi için devrin siyasi otoritesi Ebu Cehil ve avanesinden izin ister.Önce kabul etmek istemez zalimler.Fakat yoğun diplomatik çabalar ile zafer elde edilir.Zalimler zulümlerinden vazgeçer.Mazlumların ahı diner ve adaletin bir anda hakim olduğu bir şehir olur kutsal belde Mekke…(Böylece Hicret’e,Bedir’e,uhud’a,Hendeğe,Muteye vs.. gerek kalmaz.) Tarihin tozlu sayfalarından bir yaprak daha açalım.Hz Hüseyin (r.a);tarihin kaydettiği delikanlılığın,mertliğin,diyergamlığın ve fedakarlığın öteki adı…Peygamberin süvarisi,gözünün nuru,cennet gençlerinin efendisi…Devrin siyasi otoritesi yezide baş kaldırmış.Yanında bulunan 70 kadar can dostuyla çölde yol alan develelerle (ya da Akdeniz de yol alan gemilerle mi deseydim?!)zulmün ablukasını delmeye ant içmiş.Fakat daha sonra bunca gencin kırılmasına gönlü razı olmamış,devrin siyasi otoritesi yezitten zulmü ortadan kaldırmak için izin istemiş(!) Onca genç kırılmaktan ve kufe halkıda ezilmekten bu diplomatik girişim sayesinde kurtulmuş(tabii ki Kerbela diye bir olay da yaşanmak zorunda kalmamış!) Tarihte bunlar gibi yaşanmış yığınla kahramanlık destanları bulmak mümkün.Anlatmakla tükenmeyecek yiğitler yazmıştır tarihi destanlar.Ama yukarıda yazdıklarım hepinizin de bildiği gibi böyle gerçekleşmemiştir.O devirlerde yaşayan zalim siyasi otoritelerden izin alınsaydı acaba sonuç böyle mi olurdu? Diye düşünenler gibi düşündüm.Sonuçta mutlu sonlarla biten tarihi olaylar manzarası çıktı karşıma(mı acaba?!!!)Fakat sizi temin ederim yukarıda yazdığım olayların kahramanlarından (bir mizansen olmasına rağmen) utandım.Eğer kendilerinin yanında olsaydım ve yazdıklarımı onlara anlatsaydım her halde bana acıyan gözlerle bakar ve şöyle derlerdi:”Be hey gafil!Zulmü yapan siyasi otoriteden izin alarak zulmün ortadan kaldırılması ve mazlumlara yardım edilmesi hangi cahil kafanın ürünüdür?!”.Başımı yere eğer öylece kalakalırdım her halde.. Bu vesileyle mavi Marmara gemisine binerek “Gemileri yakan” tüm kahraman kardeşlerime selam olsun.Şehitlere Allahtan rahmet,yaralılara acil şifalar diliyorum.Burada genç şehit FURKAN DOĞAN’ı özellikle anmak istiyorum.Çünkü onun şehadeti hassaten bugün çocuğumun eğitimi,çocuğumun eğitimi,çocuğumun geleceği diye diye yırtınan,çırpınan nice ailelere örnek sunulabilecek bir güzellikte.Fen lisesi gemisini yakıp şehadete koşan kardeşim senin için ne söylesem azdır.ALLAH senden ve sizlerden razı olsun.İnsanlığın ölmediğini ve ölmeyeceğini birileri ne söylerse söylesin zalim siyasi otoritelerden izin almadan mazlumların ahını dindirmeye koşacak kahramanların tükenmediğini ve tükenmeyeceğini bir kez daha dünyaya gösterdiğiniz için.. Ve son söz…Gemilerini yakıp gemilerle yola çıkanlara bakılan yer çok önemlidir.O gemilere bir de GAZZE’den bakabilseydik ne iyi olurdu… Ramazan OSMA RAMAZAN OSMA Bu haber 1451 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||