Biz sizin din gibi, iman gibi benimsediğiniz ideolojilerinizi, bu arada şu malum ve mahut resmî ideolojinizi kabul etmiyoruz.
Biz evrensel insan haklarını, hürriyetlerini, haysiyetlerini kabul ediyoruz.
Biz İslam dinine iman ediyoruz. Dinimiz "Dinde ikrah (zorlama) yoktur" diyor. Biz sizi zorla Müslüman yapmak istemiyoruz. Siz de bizi şu veya bu "...izme" girmeye zorlamayınız.
Bizim dinimiz bize, sizin dininiz sizedir.
Sizin bize kendi ideolojinizi zorla kabul ettirmek istemeniz insan haklarına aykırıdır. Hukuka aykırıdır, adalet ve insafa aykırıdır.
Siz laik değilsiniz, laikçisiniz.
Siz laikliği din haline getirmişsiniz.
Sizinle aramızdaki müşterek platform ancak ve ancak evrensel insan hakları olabilir.
Sizin ideolojik tabularınızı kabule mecbur değiliz.
Sizin, insan haklarına aykırı yasaklarınıza ve baskılarınıza boyun eğmek istemiyoruz.
Biz size nasıl baskı yapmıyorsak, siz de bize baskı yapmamalısınız.
Siz darbecisiniz, biz darbe istemiyoruz.
Siz halkı tahkir ediyorsunuz, biz halk olarak hakaretlerinizi size reddediyoruz.
Biz bu ülkede büyük çoğunluğu oluşturuyoruz. Biz ne haldeysek ülke elbette öyle idare edilecektir.
Halkın oylarıyla seçilen iktidar iyi bir iktidar değilse, serbest seçimlerle gitmelidir.
Bir buçuk milyon Kripto Yahudinin 70 milyon Müslümana baskı yapmaya hiçbir hakkı yoktur.
Siyasette, ülke ve devlet idaresinde en kötü, en hayırsız, en uğursuz şey sivil idarelerin askerî darbe ile devrilmesidir.
En kötü sivil ve demokratik idare, en iyi darbeden daha iyidir veya daha az kötüdür.
Gerçek demokrasi istiyoruz.
Vesâyet demokrasisi istemiyoruz.
Darbeler demokrasisi istemiyoruz.
İdeolojik demokrasi istemiyoruz.
Ülkemizde sosyal uzlaşma ve barış istiyoruz.
Gayr-i âdil hukuk istemiyoruz.
Çoğulculuk istiyoruz.
Sabataycıların, Kripto Yahudilerin bizim inançlarımıza, dinimize, kimliğimize karışmalarını kesinlikle istemiyoruz.
Hukuk önünde eşitlik istiyoruz.
İnançlarımıza uygun bir hayat sürmek bizim en temel hakkımızdır. Bu hakkımızı, hiçbir ödün vermeden istiyoruz.
Yazı ve lisan hürriyeti istiyoruz... Kılık kıyafet hürriyeti istiyoruz... Serpuş hürriyeti istiyoruz... Tesettür hürriyeti istiyoruz... Hafta tatili ve takvim hürriyeti istiyoruz... Zikrullah yapma hürriyeti istiyoruz.
Millî kimliğimize ve kültürümüze uygun kanunlar ve nizamlar istiyoruz.
Çocuklarımıza üç-dört yaşından itibaren din ve Kur'ân eğitimi verme hürriyeti istiyoruz.
Kasıtlı olarak câhil bırakılma zulmünden kurtulmak istiyoruz.
Bedbaht kadınların resmî TC vesikalarıyla fahişelik yapmalarını, bu fuhuştan KDV ve gelir vergisi alınmasını ve bütçeye konulmasını istemiyoruz.
Geçmiş asırlarda yaşamış atalarımızın mezar taşlarını okuyamayacak kadar câhil kalmış olma ayıbından kurtulmak istiyoruz.
Ülkemize ahlakın, faziletin, bilgeliğin, adaletin, insafın, güvenin, gerçek medeniyetin hakim olmasını istiyoruz.
Kendi vatanımızda köle, ikinci sınıf vatandaş, sömürge yerlisi, zenci, parya statüsünde yaşamak istemiyoruz.
Türkiye Müslümanları olarak Hz. Muhammedin yolundan ve izinden gitmek istiyoruz.
Hz. Muhammedin yoluna zıt ve aykırı yollardan gitmek istemiyoruz.
Tek cümleyle insan hakları ve hürriyetleri, milli kimlik ve kültür, adalet, nasafet, güvenlik, bilgelik, ahlak, fazilet, ilik, irfan istiyoruz.
Medeniyet istiyoruz.
İdeolojik bedeviyet istemiyoruz.




