Alaçamlılar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
12 EYLÜL REFERANDUM SONUCU

12 EYLÜL REFERANDUM SONUCU

Tarih 12 Ağustos 2010, 18:03 Editör

Yüksek yargı Anayasa paketine ısrarla direniyor,Muhalefet partileri ;CHP,MHP HAYIR diyerek,BDP de boykot ederek karşı çıkıyor,PKK ve APO bu değişime karşılar,yine DP de HAYIR diyenler arasında.YARSAV değişikliği hiç istemiyor ve HAYIR cılar safında;
EVET cephesinde ise;AKPARTİ,SAADET PARTİSİ,BBP olmak üzere bir çok sivil toplum örgütü ve CHP,MHP, BDP nin değişim isteyen birkısım tabanı var.

     12 Eylülde halkoylamasına sunulacak anayasa  paketindeki en önemli değişiklikler;   
Halk oylamasına sunulacak Anayasa değişikliği paketi, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yeniden yapılandırılması; Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’nın Yüce Divan’da yargılanması, memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesi gibi birçok yeni düzenleme içeriyor.
Anayasa Mahkemesi, kanunun Anayasa Mahkemesi ve HSYK’ya aday üye belirlemek için yapılacak seçimlerde ‘her üye veya hakim/savcının bir adaya oy verebileceğine’ ilişkin hükümlerini iptal etti. Yüksek Mahkeme ayrıca, HSYK’ya ‘iktisat ve siyaset bilim dalları’ ile ‘üst kademe yöneticileri’ arasından üye seçiminin de iptaline karar verdi.
Anayasa Mahkemesi kararının ardından tartışmalı iki maddenin getireceği düzenleme şöyle olacak:

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN YAPISI
Anayasa Mahkemesi yeniden yapılandırılacak. Halen 11 asıl 4 yedek üyeli Anayasa Mahkemesi, 17 asıl üyeden oluşacak. TBMM, 2 üyeyi, Sayıştay Genel Kurulu’nun gösterdiği 3’er aday arasından, 1 üyeyi ise baro başkanlarının avukatlar arasından göstereceği 3 aday arasından gizli oyla seçecek.
Cumhurbaşkanı, 3 üyeyi Yargıtay, 2 üyeyi Danıştay, 1 üyeyi Askeri Yargıtay, 1 üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nce gösterilecek 3’er aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere 3 üyeyi ise YÖK’ün kendi üyesi olmayan yüksek öğretim kurumları öğretim üyeleri arasından göstereceği 3’er aday içinden seçecek. Cumhurbaşkanı, 4 üyeyi de serbest avukatlar, 1. sınıf hakim ve savcılar ile en az 5 yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından belirleyecek.
Anayasa Mahkemesi, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak. Bölümler, başkanvekilinin başkanlığında 4 üyenin katılımıyla toplanacak. Genel Kurul ise mahkeme başkanının veya başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az 12 üye ile toplanacak. Bölümler ve genel kurul, kararlarını salt çoğunluk ile alacak. Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara, Genel Kurul bakacak.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliğinde iptale, siyasi partilerin kapatılmasına ya da devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla karar alacak.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları, Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanacak.
Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri, dosya üzerinden inceleyecek. Ancak, bireysel başvurularda duruşma yapılmasına karar verilebilecek. Mahkeme, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilecek, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’ndan sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinleyecek.
Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile 4 yıl için bir başkan ve iki başkanvekili seçilecek. Görev süresi bitenler yeniden seçilebilecek.
Anayasa Mahkemesi üyeleri 12 yıl için seçilecek. Bir kişi 2 defa üyeliğe seçilemeyecek. 12 yıldan önce yaş sınırını dolduran üye emekliye ayrılacak.
Anayasa Mahkemesi’nin mevcut yedek üyeleri ‘asıl üye’ sıfatını kazanacak.
Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru yapılabilecek.

HSYK’NIN YAPISI
     HSYK’nın halen 7 olan üye sayısı 22’ye, 5 olan yedek üye sayısı ise 12’ye çıkarılacak. HSYK, 3 daire halinde çalışacak.
HSYK’nın Başkanı, Adalet Bakanı olmaya devam edecek. Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulda yer alması uygulaması da sürecek.
Kurulun, 4 asıl üyesi, yüksek öğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından Cumhurbaşkanı’nca; 3 asıl ve 3 yedek üyesi, Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulu’nca; 2 asıl ve 2 yedek üyesi, Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulu’nca; 1 asıl ve 1 yedek üyesi, Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu’nca kendi üyeleri arasından; 7 asıl ve 4 yedek üyesi, birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adli yargı hakim ve savcıları arasından adli yargı hakim ve savcılarınca; 3 asıl ve 2 yedek üyesi idari yargı hakim ve savcıları arasından idari yargı hakim ve savcılarınca dört yıl için seçilecek. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilecek.
Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki 60 gün içinde yapılacak.
Kurulun ‘meslekten çıkarma’ cezasına ilişkin kararlarına itiraz yolu getirilecek. Kurulun diğer kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacak.
HSYK’nın mevcut asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçildikleri sürenin sonuna kadar devam edecek.
Hasan Gerçeker / Yargıtay Başkanı

Yargıyı kuşatmak istiyorlar

Yargıtay olarak yargı bağımsızlığının daha da güçlendirilmesi için kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun olarak yargı üzerindeki idari vesayetin kaldırılmasını, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK) adalet bakanı ve müsteşarın çıkarılmasını, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun HSYK’ya bağlanmasını sürekli dile getiriyoruz. Şimdi görüyoruz ki yapılmak istenilen düzenlemelerle yürütme, yargıyı daha da kuşatma altına almak istemektedir. Yüksek yargı kurumlarına yargı dışından yürütme ve yasama tarafından üye atanması, yargı bağımsızlığıyla bağdaşmaz. HSYK’ya parlamento tarafından üye seçilmesi, bu kurumun siyasallaşmasına neden olacaktır. Adaletin en temel unsurunun tarafsızlık olduğu unutulmamalıdır. Tarafsızlığın da olmazsa olmaz koşulu bağımsızlıktır. Bağımsız olmayan bir yargının tarafsız olması düşünülemez.

Recep Tayyip Erdoğan / Başbakan

Yargı yasamayı kuşattı

Yargıdaki bir başkanımızın yaptığı bu açıklama, gerçekten bizi üzmüştür. Nedir? ‘Yargı, kuşatma altındadır’ ifadesi veya ‘Yargı kuşatılmaya çalışılıyor’ şeklinde bir ifade. Ben bu değerli dostuma şunu hatırlatmak isterim; bu ifadeniz bir defa ne yasal uygulamalarla ne de filli uygulamalarla mümkün değil. Ancak şunu ben burada çok rahat söyleyebilirim; Türkiye’de yasama da yürütme de yargı tarafından kuşatılmıştır. Eğer yasama organı 411 ile bir karar çıkartıyor da bu 411 yok sayılıyorsa yargı tarafından siz bu ülkede yasama veya yürütmenin yargıyı kuşatmaya çalıştığından bahsedemezsiniz. Ben örneklerle konuşuyorum. Aynı şekilde yerindelik kararı yürütmeye ait olduğu halde yargı yerindelik kararını yürütmenin elinden alıp kendisi uygulamaya koyuyorsa siz yargının yürütme veya yasama tarafından kuşatıldığından bahsedemezseniz.
  
       Yüksek yargı  Anayasa paketine ısrarla direniyor,Muhalefet partileri ;CHP,MHP HAYIR  diyerek,BDP de boykot ederek karşı çıkıyor,PKK ve APO bu değişime karşılar,yine DP de HAYIR diyenler arasında.YARSAV değişikliği hiç istemiyor ve HAYIR cılar safında;
EVET cephesinde ise;AKPARTİ,SAADET PARTİSİ,BBP olmak üzere bir çok sivil toplum örgütü ve CHP,MHP, BDP nin değişim isteyen birkısım tabanı var.
        Halkoylaması sonucunda HAYIR da çıksa EVETte çıksa ülkede hayat devam edecektir.Eğer HAYIRlar fazla çıkarsa iktidar, politikalarında değişikliğe gitmek zorunda kalacak ve toplumun değişime hazır olmadığı veya değişimin iyi anlatılamadığı  sonucuna varılacaktır..Eğer EVET oyları fazla, hele de  ezici bir EVET   sonucu çıkarsa; muhalefet partilerinde yaprak dökümü başlayacak,baştaCHP ve  KILIÇDAROĞLU olmak üzere MHP ve  DEVLET BAHÇELİ  ve BDP ve politikaları  sorgulanır hale gelecek,kimileri koltuklarından olacaktır.EVETin en önemli sonucu da; toplumda yeni, daha özgürlükçü ve sivil bir anayasa talebinin ortaya  çıktığı açıkça görülecektir.Halk  daha çok özgürlük ve değişim mi isteyecek, yoksa mevcut anayasa ve düzenin korunmasından yana mı tavır alacak? Bunu 13 eylül sabahı göreceğiz.

Bu haber 377 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Cihat Başerli Yazıları

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ?

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ? 28 şubat post modern darbesinin soruşturulduğu şu günlerde, medyada ikiyüzlülük,sahtekarlık,utanmazlık ,aymazlık gı...

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN Gençliğimizin en güzel yıllarında,liseden itibaren üniversite yılları dahil aktif bir öğrenci hareketi içerisinde ...

TARİH VE SAAT


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu