Belirli kurallar altında araçlı veya araçsız, ferden veya grupla, boş zaman veya tüm zamanını alacak şekilde meslekleştirerek yaptığı, sosyalleştirici, ruh ve fiziği geliştiren rekabetçi, dayanışmacı ve kültürel bir kavram olarak ortaya konulmaktadır
Beden Eğitimi ve Spor
Beden Eğitimi bir çok antrenman bilimciye göre farklı tanımları olsa da genel olarak;“İnsanın büyüme, gelişme ve davranış şekline göre seçilen fiziksel aktivitelerin harekete dayalı olarak yapıldığı bir eğitim şekli” olarak ifade edilen beden eğitimi anlayışına göre,“Fiziksel hareketlerin planlı bir gelişme doğrultusunda yaşantıya dönüştürülmesi” olarak adlandırılmaktadır.
Spor ise genel olarak “Kişinin belli düzenlemeler içinde fiziksel aktivitesini ve motorik becerilerini zihinsel, ruhsal ve sosyal davranışlarını geliştiren ve bu özelliklerini belirli kurallar içinde disipline ederek yarıştırmasını amaçlayan biyolojik, pedagojik ve sosyal bir uğraştır”.
Diğer bir deyişle spor“Belirli kurallar altında araçlı veya araçsız, ferden veya grupla, boş zaman veya tüm zamanını alacak şekilde meslekleştirerek yaptığı, sosyalleştirici, ruh ve fiziği geliştiren rekabetçi, dayanışmacı ve kültürel bir kavram” olarak ortaya konulmaktadır.
Yapılan bu tanımlardan da anlaşıldığı üzere, Spor; sağlık, boş zamanları değerlendirmek ya da performans gibi hangi amaçla yapılırsa yapılsın, içinde hep yarışma kavramı vardır .Spor yapan kişi ya da gruplar rakipleriyle, zamanla, doğa koşullarıyla veya en azından kendileriyle yarışırlar.Bir yarış ve rekabet sürekli vardır ve yaşadığımız sürece de varolacaktır.
Sağlıklı toplumlar yaratmak için beden eğitimi ve sporun önemini erken kavrayan toplumlar, bu faaliyetlerin düzenli ve bilimsel temellere dayalı olarak beden eğitimi ve spor alanında teşkilat yapılarını düzenleyerek gereken yatırımları yapmışlar ve etkinliklerini artırmışlardır.Çok elzem ve üzücü bir noktadayız;Ülkemizde her yıl Üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümlerinden, Antrenörlük, Rekreasyon ve Spor Yöneticiliği bölümlerinden yüzlerce genç enerji mezun olarak hızını yakalamanoktasında geç kaldığımız yaşamda kaybolup yok olup gitmektedir.Ülkemizdeki eğitim sistemi ve Spor Politikasının kurbanı olan bu yüksek enerjiye sahip genç spor adamları sahipsiz kalmakta uzmanlaştığı alanın dışında kalmaktadır.Ülkemizde iş başına gelen hükümetlerinde politik söylemlerinden öteye gidemeyen spor adamları ve spor olgusu maalesef kendi kaderine terk edilişin sancısını çekmektedir.
Bölümü kazandığı günden itibaren gelecek kaygısı yaşayan bu gün dünya da başka meslek grubu varmıdır bilmiyorum, ya da varsa en azından bu kadar değildir.Çözüm bulmak çok ta zor değil…yeterki çözüm bulma yetkisi ve makamında bulunancennet kadar güzel ülkem Türkiyemin Spor Otoritelerinin bu konuda harcayacakları enerjiye bağlıdır.Çok ünlü bir filozof demişki;Dikkat Neredeyse Enerji Ordadır.
Yurdumuzda da beden eğitimi ve Spor ile ilgili adı geçen etkinliklerin yürütülebilmesi için Kamu Kuruluşu olarak 21/5/1986 tarihinde 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) teşkilat ve görevlerini belirleyen kanunun kabul edilmiştir. Adı geçen Kanunun 18. maddesinde de “bir ya da birden fazla spor dalında faaliyetlerin sevk ve idaresini yürütmek amacıyla Spor Federasyonları oluşturulmuştur.
Spor Federasyonları son 3 yıldır ise içini ortaya atanların dahi dolduramadığı ÖZERKLİK kavramıyla boğuşmaktadır.