Alaçamlılar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
DÜNYA VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ

DÜNYA VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ

Tarih 05 Kasım 2010, 16:08 Editör

1920 ler de Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu yıllarda İngilizler İSTANBU dan neden sessiz sedasız çekip gitti?.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasına ne karşılığında ve niye müsaade etti?i.Bu kadar basit mi her şey?Savaşta mı yendik onları yoksa anlaşma masasında mı?

DÜNYA VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ

                          Yaşadığımız coğrafyanın dünya üzerindeki konumu ve tarihi önemi dolayısıyla Türkiye’mizin başı dertten kurtulmaz.Ne kadar uğraşsak, gayret etsek bile bu sonucu değiştirmemiz mümkün değil.Sanırım kaderimiz böyle çizilmiş;Haritada Ortadoğu’nun bitişiğinde,Avrupa’nın hemen yanında bir yerde durmamız,kısaca arasatta kalmamız, bize her türlü iyilik ve kötülüğün uğrayabileceği anlamına geliyor.Bu sorunların bir kısmı iç kaynaklı,bir kısmı da dış kaynaklıdır.

                               Bu bağlamda, son yıllardaki dış politikamıza ters düşen,NATO’NUN, dolayısıyla ABD,İSRAİL ve BATILI DEVLETLERİN,özellikle  İRAN’a  karşı ülkemizde konuşlandırılmasını istedikleri NÜKLÜER FÜZE SİSTEMLERİ PROJESİ  başarılı bir seyir izleyen TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINI(komşularla sıfır problem  ve  şahsiyetli dış politika hamlesini)etkisizleştirme ve komşularımızla(İRAN ve SURİYE) yeniden sorunlar yaşamamıza sebebiyet verecektir.Bu projenin ABD,BATI ve İSRAİL’in çıkarlarına hizmet ettiği,bize ise,faydadan çok zarar getireceği  aşikardır.

                               ABD,BATI ve İSRAİL’in çıkarlarıyla ters düşüp,kendi milli  menfaatlerimiz doğrultusunda  politikalar ürettiğimiz taktirde ise başımız beladan kurtulmamaktadır.Tam kendimize gelmeye başladığımız,kendi milli ve şahsiyetli dış politikamızı uygulamaya koymaya çalıştığımız bir zamanda, ya ülkede terör azdırılmakta(PKK ve diğer taşeron örgütler vasıtasıyla)ya ekonomik krizler çıkarılmaya çalışılmakta(faiz lobisi ve sıcak para girişi vs.) veya başka  sorunlarla uğraşmak zorunda bırakılmaktayız.

                            Örneğin,şu  günlerde meydana gelen,milletçe lanetlediğimiz, TAKSİM’de polisimize yapılan İNTİHAR SALDIRISINI,bahsettiğim dünya sisteminin hakimleri tarafından taşeron örgüt PKK üzerinden yaptırıldığına inananlardanım.Tıpkı  geçmişte birçok yerde gerçekleştirilen terörist eylemler, yine 2003 yılında  İSTANBUL/LEVENT’te  HSBC BANK’ın bombalanması olayı gibi.Dünya egemenleri  diyorlar ki;bakın, eğer dediklerimizi yapmaz,bize ters düşerseniz   ülkeniz kan gölüne döner,şehirleriniz,insanlarınız bombalanır,şehit cenazeleri eksilmez.En yakınımızdaki IRAK’a bir bakalım.Neredeyse her gün bir yerlerde bombalar patlıyor,insanlar ölüyor,ülke kan revan içinde ve yönetilemez bir vaziyette,hükümetler kurulamıyor,halk  sefil  ve perişan bir halde ,çaresiz.ABD, güya buraya demokrasi ,özgürlük getirecekti.Hakeza  11 eylülde, sanal bir saldırı bahanesiyle yeni dünya düzeni için, ABD  gitti AFGANİSTAN’ı işgal etti.Hangi gerekçeyle? Bu saldırıyı AFGANİSTAN ‘daki ELKAİDE ÖRGÜTÜ yaptı ve benim ikiz kulelerimi yıktı, beni tehdit ediyor diye..Halen, yaşam koşulları bakımından 15.yüzyıl seviyelerindeki  AFGANİSTAN’da  ikiz kuleleri yıkacak  silah teknolojisine sahip böyle bir örgütün olduğuna asla inanmıyorum.Olsaydı önce  kendi memleketlerini imar ve ihya ederlerdi.TALİBAN anlayışından da  böyle bir şey beklemek hayaldir ..ELKAİDE denilen örgütte, ABD’nin BATININ ve İSRAİL’in dünyaya, kendi masallarını yutturmak  ve  çıkarlarını dayatmak için uydurulup kurdurulmuş , MOSSAD ve CIA’nın kontrolünde   sanal bir örgüttür...Emperyalist çıkarları doğrultusunda başta Ortadoğu  ve dünyanın  değişik yerlerinde,özellikle İslam coğrafyasında  bu örgütü bahane ederek planlamalar yapıyor, tehlikeler üretiyorlar..Bir yerde bir olay olduğu zaman hemen fail belli,ELKAİDE.Korkutarak dünyayı yönetiyorlar, tıpkı ülkemizde derin devletin yaptığı gibi.

                              Dünya  sistemi  böyle işlemektedir.Güçlü ve emperyalist devletler dünyadaki hegemonyalarını bu şekilde devam ettirmektedirler.Türkiye’nin durumu da bu açıdan bakıldığında oldukça sıkıntılıdır.Terörü bitirmek istersin bitiremezsin.Çünkü kökü dışarıdadır.Taşeron terör  örgütleri  üzerinden istediklerini yaparlar.Şu gerçekleri,objektif düşünen,aklı başında ve okuyan herkes artık  görmektedir.Emperyalist süper devletlerin taktiği hep böyledir.Direk işgal etmelerine gerek yoktur bir ülkeyi.Zaten kendi kumandalarında gider her şey.Kumanda edemedikleri zaman ise  terör estirirler her yerde.Bu durum geçmişte de böyleydi şu anda da böyledir.Örneğin,1920’ler de Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu yıllarda  İngilizler İSTANBUL’dan  neden sessiz sedasız çekip gitti?.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasına  ne karşılığında  ve niye müsaade etti?i.Bu kadar  basit mi her şey?Savaşta mı yendik onları yoksa anlaşma masasında mı?Çanakkale savaşını hatırlayın.Boğazları geçmek için ne kadar uğraştılar,sonra İSTANBUL’u işgal ettiler.Tıpkı Fransızlar  ve diğer Batılı  emperyalist devletler gibi aniden çekip gittiler. Niye?.Garip değil mi?Resmi tarihten başka tarih okumayanlar veya İnkılap tarihini tarih kabul edenler bu durumlara yorum yapamazlar.Amma gerçekler  eninde sonunda ortaya çıkacaktır.Ortadoğu  ve birçok ülkedeki durum da böyledir.İngilizlerin çekilmesi,bir süre sonra İSRAİL’in kurdurulması gibi.

                               Gelelim içerideki taşeronlara.Örneğin Çılgın Beyaz Türkler kendi iktidarları için ülke menfaatlerini  hiçe sayabilirler.Onlar hep BATI yanlısıdırlar, taa OSMANLI’dan beri.Cumhuriyette onlarındır,Beyaz Türklerin cumhuriyeti.Cumhur ve halk  deyince  sadece kendileri akıllarına gelir.Diğer halk yığınları onlar için önemsizdir,teferruattır.Sadece kendi amaçlarına hizmet ettikleri sürece onları kabul ederler.

                               Bu Beyaz Türkler değişimi sevmezler.Hep kendi düzenleri,iktidarları devam etsin isterler.Statükocudurlar,kurulu düzene karşı çıkmazlar.Niye karşı çıksınlar ki hem?Bu düzen onların düzenidir zaten.Gelişmiş ülkelerdeki yaşam standartları,haklar,özgürlükler,ülkemize gelsin de istemezler.Milletin gözünün açılması hoşlarına gitmez.Halkı cahil ve seviyesiz görürler.Kendilerince onlar, çok kültürlü ve seçilmiş insanlardır.Onlar  gibi düşünmeyen ve yaşamayanı aforoz edip dışlarlar.Yaşam biçimlerini başkalarına  dayatırlar..Tahammülsüzdürler.Hoşgörü onların kitabında yoktur.Halkın değerlerine,inançlarına,yaşam tarzına  saygı göstermezler..Aslında diğerleri  halk bile sayılmaz onlar için.Çünkü  gerçek halk,cumhur,birinci sınıf vatandaş hep onlardır..Cumhuriyeti onlar kurmuştur .Onlar koruyup kollayacaklardır.Milletin  çocukları PKK teröründe şehit düşse, umursamazlar.Kendi çocukları zaten ABD de BATI da  ve onların kültürüyle yetişip eğitim alırlar, askerlikte yapmazlar,yapsalar bile bedelli olur en fazla...Zorunlu askerliğe karşı çıkmazlar desteklerler.Dünya profesyonel askerliğe geçerken bizdeki Beyaz Türkler zorunlu askerliği isterler.Askerlik süresi artsa sevinirler.Şehit cenazelerinin artması onların iktidarlarını güçlendirir.Bu işten birileri nemalanacak ya.Terörün azması onlara yarar.Umurlarında değildir halk.Aslında seçim  meçimde  istemezler.Kendileri gibi düşünen partiler seçimle iktidara gelememektedir çünkü.İktidarlarının devamı için, Anayasa Mahkemesi,Yargıtay,Danıştay , darbe heveslisi  ve cuntacı askerlerle işbirliği yaparlar.Zaten Yüksek yargı sistemi ve Milli Güvenlik Kurumu onlar  için kurulmuştur.Seçimle gelmeden egemenliği millet adına keyfi kullanırlar...Darbelere alkış tutarlar.Bunlar bazen milliyetçi,bazen ulusalcı, bazen  sağcı muhafazakar ,  bazen de solcu  şeklinde gözükebilirler.... Oysa ne solla alakaları vardır, ne halkla, ne de muhafazakarlıkla.Hedefleri,  halkı  her zaman bir şekilde kandırıp  iktidarlarını sürdürmektir...Aslında Kemalist ve Ulusalcıdırlar,solculukla,sağcılıkla ve vatanseverlikle alakaları yoktur..Ayrıca, laikliği din haline getirip her yerde  uygulamaya çalışan,bu dinin kutsal mekanı olarak ta kamusal alanı üreten    bir avuç azınlıktırlar, ama  maalesef Ülkenin de  en seçkin,en zengin,en azgın  ve  güçlü insanlarıdır bunlar..Anayasa  değişmesin ki kendi düzenleri bozulmasın isterler..Bunlar kaymak tabakadır ,her ülkede her yerde vardır bunlardan.

                             Bunların var olduğunu biliyoruz da, birde bunlara inanan,bunların peşinden koşan,kendilerini bunlardan sanan bir güruh daha var ki, asıl acınacak halde olanlarda onlardır.Azgın azınlığı,Beyaz Türkleri destekleyen,kendilerini onlardan sanan  melezler olmasa,   diğerlerinin  sesi ve gürültüsü  daha az çıkacaktır belki de.Sayıları hiçte azımsanmayacak kadar fazla olan  bu topluluğa Allah akıl,fikir,basiret ve şuur  ihsan eylesin.Kendilerini beyaz sanan zencilerdir bunlar.Diğerleri gibi zengin ve elit değillerdir ama onların yolundan gitmeyi bir şey sanırlar.Bunlar,  kendilerinin ne olduğunu ve kime hizmet ettiklerini bilememekte,arada kalarak gerçeklerle de bir türlü  yüzleşmemektedirler..İnşallah  kendilerini Beyaz Türk sanan bu  zenci Türkler’de oyunun farkına varırlar ve  başkalarının ekmeğine yağ sürmekten,kendi cehennemlerine odun taşımaktan  vazgeçip asıllarına dönerler..Kimlik sorunu yaşayan bu insanların  olanı biteni görmeleri ne kadar güzel olurdu memleket  için,hepimiz için.

                   Ülkemde,bahsettiğim   mevcut  düzenin devam etmesi ,dünyada da  egemen güçlerin hakimiyetinin sürüp gitmesi demektir..Biz aslımıza,tarihimize dönersek yeni bir dünya kurulacaktır Değişim isteği ve İlahi kanunlar, insanları  kendi istedikleri bir düzene kavuşturacaktır.Nasılsanız öyle yönetilirsiniz.Bir kavim kendini değiştirmedikçe Allah da o kavmi değiştirmez.Değişimin, yerli ve milli unsurlarla, bu toprağın insanları tarafından  gerçekleştirileceği inancımı koruyor,Okyanus ötesinden  yönetilen ,yerli ve milli  olmayan değişime de  karşı olduğumu belirtiyorum.

 

 

.

                              

Bu haber 424 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Cihat Başerli Yazıları

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ?

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ? 28 şubat post modern darbesinin soruşturulduğu şu günlerde, medyada ikiyüzlülük,sahtekarlık,utanmazlık ,aymazlık gı...

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN Gençliğimizin en güzel yıllarında,liseden itibaren üniversite yılları dahil aktif bir öğrenci hareketi içerisinde ...

TARİH VE SAAT


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu