![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
HASBİHALSon zamanlarda MEHMET AKİF'in SAFAHATINI yeniden okuyorum ve AKİF, OSMANLI'nın yıkılış sürecini ve dönemini o kadar güzel anlatmış ki şiirleriyle;özellikle Arnavutluk'un Osmanlıdan kopuşu ve ırkçılık hastalığının Müslümanları parçalamak için kullanıldığı ve birilerinin de buna bilerek ya da bilmeyerek alet olduğunu adeta haykırmış ve Uyanın Ey Millet demiş. SOĞUK HAVADA, HASBİHAL Hava müthiş soğuk dışarıda; karla karışık yağmur yağmakta,sıcaklık sıfırın altında ve ben içimdeki yazma özlemini gidermek için yine oturdum bilgisayarımın başına.Aslında yazacak,anlatacak o kadar şey var ki şu memlekette, insan hangisinden başlasa,hangisinden bahsetse bilemiyor.Böyle bir ortamda yazacaklarımı zihnimde toparlayarak kısa kısa sizlere aktarmaya çalışacağım.Bu arada kış resmen geldi ve kar şiddetini artırıyor… Çift başlı yargı sisteminin, darbelerin ürünü olduğunu, askeri vesayet rejiminin ve askerin, sivil idareciler üzerindeki gücünü pekiştirmek için kurulmuş bir mekanizma olduğunu, söylemeden geçemeyeceğim.Tıpkı 1960 İhtilalinden sonra anayasa mahkemesinin kurulması gibi. Ülkemizde halen, askerlere mahsus bir yargı sisteminin olması, ülkeyi kimin yönettiği ve ne kadar demokrasiden uzak olduğumuzun apaçık göstergesidir..Çift başlı yargı sistemi geri kalmış ülkelere mahsustur.Herkesin kendine göre yargısı olsa,Örneğin polis dese ki,’ bizde kendi yargımızı oluşturacağız sivil yargıya güvenmiyoruz ‘ ve bunu birçok kesim söylese ne olur?Çok hukuklu sisteme geçmiş oluruz.Güçlünün ve egemenlerin hukukunun devamı mutlakiyet kazanır.Onun için mevcut yargı sistemini ıslah ederek,devleti değil de vatandaşı önceleyen,insan haklarını şiar edinmiş ve daha adil hareket eden bir yargı sistemi oluşturabiliriz.Askerin kendine özgü her türlü yargısal faaliyetine son verebilir,askerle ilgili tüm mevzuatı baştan sona elden geçirerek sivillerin kontrolünde bir TSK kurabiliriz.Bunun için yine, öncelikle askeri okulların eğitim müfredatını milli eğitim müfredatına uygun hale getirip eğitimde birliğinde sağlanması gerekmektedir.Mevcut TSK, sadece askerlik hizmeti ve vatan savunması görevlerini üstlenmelidir.Polis iç güvenlik ve emniyetten sorumluysa askerde sadece işini yapmalı.Bunu kim yapacak elbette hükümet ve idareciler.Biz halk olarak,sivil toplum örgütleri ve basın olarak bu tür değişikliklere destek vermeliyiz.Her şeyi Hükümetten Meclisten beklememek lazım.Böyle düşünen insanların sayısı ne kadar çoğalır ve onların sesleri ne kadar gür çıkarsa ülkemizde olumlu gelişmeler olacak, iyiye doğru gidiş hızlanacaktır.Siyasetçiyi kamçılayacak,gayrete getirecek de arkasındaki halk desteğidir..Nasıl halkoylamasında birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettik netice aldık.Memleketin hayrına olan her işte de desteğimizi esirgemeden çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Son zamanlarda piyasaya sürülen ve dünyadaki dengeleri altüst edeceği söylenen Wikileaks belgeleriyle, ABD,İSRAİL ve BATI YANLISI BİR DEZENFORMASYON GERÇEKLEŞTİRİLMEKTE ve dünya halkları, bu devletlerin istediği gibi yönlendirilmeye,devletler ve dünya düzeni bu amaç doğrultusunda şekillendirilmeye çalışılmaktadır.Belgeler, bu ülkelerin isteklerine ve çıkarlarına uygun şekilde denetimden geçirilerek yayınlanmaktadır.Siz hiç İSRAİL ve ABD’ yi zora sokacak bir belge,bilgi yayınlandığını gördünüz mü?Yapmazlar,birileri buna müsaade etmez.Yine,gerçeklerin arasına kasten yanlış bilgiler koyup,doğru ile yanlış birbirine katılmakta,bu şekilde sızdırılan haberlerle aslında resmen kara propaganda yapılmaktadır.Ülkemizde de bu bilgi ve belgelere kesin doğruymuş gibi sarılıp amel etmeye çalışan medya ve siyasetçiler vardır..Lakin yalancıların mumu yatsıya kadar yanmaktadır.Kemal KILIÇDAROĞLU ve CHP’ si bu oyuna, işlerine geldiği gibi alet olan cenahta yer almaktadır.Yaptıkları,çamur at izi kalsın mantığıyla iftira ve yalandan ibarettir.Yalan politika yaparken zaten yüzleri de kızarmamaktadır. Üniversitelerde kemalist sol görüşlü, postal yalayıcı öğrencilerin, yumurtalı ve şiddete yol açan eylemlerininde dikkatleri başka tarafa çekmek için planlanmış organize işlerden olduğunu düşünüyorum.Hükümet YÖK'ü değiştireceğim demesine, bu konuda çalışmalar yapmasına rağmen bunların derdinin ne olduğunu anlayabilen var mı??Neyi,niye protesto ediyorlar.?Maksatları polisi,beğenmedikleri siyasetçileri zorda bırakmaktır.Siz hiç bunların Genelkurmayın önünde ya da askerlere karşı eylem yaptıklarını gördünüz,duydunuz mu?Faşistlik ruhlarına işlemiştir ama kendilerini solcu diye tanıtırlar.Bunların abileri,ablalarıda geçmişte böyleydi.Sırf eylem yapmak için eylem yaparlardı.Canları sıkılırdı eylem yaparlardı.200-300 üniversite öğrencisinin tüm üniversiteleri temsil ettiği asla söylenemez.Bunları, siyasetlerine alet edenlerde, bu işten ekmek çıkaramayacaklardır.Milletimiz bu konularda gaza gelmeyecek ve gerçekleri anlayacak kadar sağduyuludur. Tabii biz her lafa her habere inanacak değiliz.Haberin hangi kaynaktan geldiği,güvenilir olup olmadığı,kimin çıkarına hizmet ettiği gibi konulara dikkat ederek değerlendirmemizi yaparız.Bize bir haber geldiğinde iyice araştırmadan,tetkik etmeden doğruluğunu onaylamadan birileri hakkında yalan yanlış zan besleyemeyiz..Her dedikoduya, her habere inanacak ve ona göre amel edecek değiliz. Dünyada ve Türkiye de her gün yeni bir şeyler olmaktadır..Müslüman, tüm bu olaylara ve olanlara karşı duyarlı davranmalı, devekuşu misali kafasını kuma gömmemeli , lehine ve aleyhine olan hususlarda bilgi sahibi olmalı, iyilik yolunda çalışmalar yapmalıdır.Bilelim ki birileri,Yahudiler,İsrail ve onların yeryüzündeki tüm işbirlikçileri boş durmuyor, İslam aleminin üzerinde oyun üstüne oyunlar oynanıyor.Filistinin,Gazzenin,Afganistanın,Sudanın,Keşmir’in,Çeçenistanın,Balkanların hali malum.Türkiye’de yapılmak istenen de belli.Ülkemizde olanları dünyadan kopuk değerlendiremeyiz.Müslümanlar arasına tefrika sokarak,Türkü Kürde,Kürdü Türke,Türkü Araba,Arabı Türke düşman edip,ırkçılık ve ulusalcılık mikrobuyla milleti birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olmalı ve oyuna gelmemeliyiz..Her daim hakkın,hukukun,doğrunun,adaletin ve mazlumun yanında yer almalıyız.Hayatımızı bu bakış açısına göre düzenlemeliyiz.Müslüman insan eğilip bükülen ve zorda kaldı mı hicrette sünnet deyip kaçan insan değildir. Mücadeleyi terk ettiğimizde geçmişte ve şimdi başımıza nelerin geldiğini ve gelebileceğini bilmeyenler gerçeklerle yüzleşsinler.İslamı yaşarken milliyetimizi öne çıkararak tefrikacılık yapmamalıyız.Son zamanlarda MEHMET AKİF’in SAFAHATINI yeniden okuyorum ve AKİF, OSMANLInın yıkılış sürecini ve dönemini o kadar güzel anlatmış ki şiirleriyle;özellikle Arnavutluk’un Osmanlıdan kopuşu ve ırkçılık hastalığının Müslümanları parçalamak için kullanıldığı ve birilerinin de buna bilerek ya da bilmeyerek alet olduğunu adeta haykırmış ve Uyanın Ey Millet demiş.Tavsiye ederim yeniden gözden geçirin SAFAHATI.Bugünkü durumdan pek farkı yok o günlerin.Selam ve dua ile…
Bu haber 364 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||