![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Bizim Kuşak ve Erbakan HocaBizim ,yani 90lı yılların kuşağı çok şeyler gördü.Dünyada ve Türkiyede çok büyük olaylar yaşandı;İki Almanya arasında Berlin duvarı yıkıldı,Doğu ve Batı Almanya birleşti.SSCB kendini feshedip,Rusya Federasyonu kuruldu.Glasnost ve Prostreika(Açıklık ve Yeniden yapılanma)politikalarının ardından tabi..Kapitalizm, dünyanın tek egemen ekonomik sistemi haline geldi.. Her yerde vahşi kapitalizm ,zengin daha zengin,fakir daha fakir,faize dayalı bankacılık sistemi ve sömürü düzeni. BİZİM KUŞAK VE ERBAKAN HOCA
Bizim ,yani 90’lı yılların kuşağı çok şeyler gördü.Dünyada ve Türkiye’de çok büyük olaylar yaşandı;İki Almanya arasında’Berlin duvarı’ yıkıldı,Doğu ve Batı Almanya birleşti.SSCB kendini feshedip,Rusya Federasyonu kuruldu.Glasnost ve Prostreika(Açıklık ve Yeniden yapılanma)politikalarının ardından tabi..Kapitalizm, dünyanın tek egemen ekonomik sistemi haline geldi.. Her yerde vahşi kapitalizm ,zengin daha zengin,fakir daha fakir,faize dayalı bankacılık sistemi ve sömürü düzeni heryerdeydi. Bu dönemde, Sovyetlerin Afganistanı işgali sona ermekte, ABD ipleri eline almaya başlamaktadır.Her türlü hile, entrika ve suikasti yaparak..Bosna’da ise, Sırp mezalimini ve katliamını gördük,yaşadık.Saddam’ın Kuveyt’i bombalaması , ardından gelen yeni bir ABD senaryosu ve işgal..Yine, Çeçenistan'daki özgürlük mücadelesi ve Rusyanın amansız saldırıları…Dünyanın her tarafında bugünkü gibi olaylar var.. Türkiye’de ise;Özal'lı yıllar;haberleşme ve özel sektörün gelişmesi, bu arada yolsuzlukların artması..ÖZAL’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi.TC tarihinde ilk kez, asker kökenli olmayan, sivil, demokrat ve dindar bir cumhurbaşkanının köşke çıktığı görüldü..Ardından, Özal’ın şüpheli ölümü,faili meçhul cinayetler,asker, yazar,düşünür ve önemli şahsiyetlerin öldürülmeleri. Böylesine hareketli ve yoğun bir ortamda, bizler üniversitede okuyoruz.Başörtü eylemleri son hızla devam ediyor.Üniversitelerdeki başörtü yasağının kalkması için, her türlü legal mücadele , protesto , eylem,yürüyüş yapılmakta,basın yayın yoluyla bu haklı mücadele duyurulmaya çalışılmaktadır.Bu gün, üniversitelerde eylem yapan,şiddete başvuran gençlerin ağabeyleri,ablaları o günlerde de benzer yolları denemekte,çok sıradan konularda,yemek vs.için eylemler yapmaktadır.Polis o zaman eylemlere daha sert tepki vermekteydi. Bugünkü kadar eğitimli ve müsamahalı da değildi.Hapse girenler,gözaltına alınanlar, işkence görmekte,kimileri ise,ortadan kaybolmaktaydı...Solcuyu sağcıya, sağcıyı solcuya kırdırmaktaydı sistem.Polis, devletin sağ eli ve koludur zaten genellikle. 90 larda,Üniversite gençliği içerisinde,İslamcıların ve dindarların ağırlığı artmaya başlamış,solcu ve ülkücülerde ise, 80 öncesinin tedirginliğinden durağanlık yaşanmaktadır.Ama iki kesim birbirlerine karşı mücadeleye devam etmektedir.Ülkücüler,solcu düşmanı ve devletçidirler.Solcular da,faşist ve ırkçı,Türkçü buldukları ülkücüleri hiç sevmezler.Kedi köpek gibiler.Ama 80 öncesi kadar asla şiddet yok. İslamcı kesim, siyaseten REFAH PARTİSİ’ninde güçlenmeye başlamasıyla üniversitelerde ve Anadolu’da kendini göstermeye başlamış, gayretli ve düzenli çalışmalarını sürdürmüştür..Memleketin her tarafında sohbetler, konferanslar,toplantılar vs. düzenlenmekte,gençlik ve millet farklı bir heyecan ve dinamizmle, ne sağcı ne solcu olmayıp 3.yol fikriyatına yönelmektedir.Milli GENÇLİK VAKFI döneme damgasını vuran en önemli gençlik hareketlerinden biridir.İslamcılık ve siyasal İslam fikri toplum için önemli bir alternatif olmaya başlamıştır.ADİL DÜZEN fikrinin Türkiye’de ve dünyadaki lideri de NECMETTİN ERBAKAN’dır.Onun Siyonizme ve emperyalizme karşı çıkışı,İslam ülkeleri arasındaki işbirliği düşüncesi,İslam Ortak pazarı,İslam Dinarı,İslam kardeşliği,ümmetçilik , Osmanlıcılık ve cihatla ilgili fikirleri o dönemi ve gençliğini ciddi biçimde etkilemiştir.Yerli ve milli bir harekettir sonuçta.ERBAKAN hareketi, İslam dünyasında da büyük çaplı ses getirmektedir.Demokratik mücadele ve legaliteden yanadır.Şiddete karşı olup,dindarların meşru yollardan iktidara gelmesini ve kendi kendilerini yönetmeleri fikrini savunmaktadır.Bu yıllarda,gençlik içerisinden Afganistana,Çeçenistana ve Bosnaya cihada gidenler ve aralarından şehit olanlarda vardır. ABD destekli Ilımlı İslam modelinin uygulamaya konulduğu ve muhafazakar milliyetçi kesimin ÖZAL’la bütünleştiği o dönemde, Nurculuk hareketi aktif olarak devam etmekte, FETHULLAH HOCA CEMAATİ ise,DEMİREL’i destekleyen bir başka gurup olan YENİ ASYACI’ların önüne geçmekte,Nur hareketinin de lideri olmaya başlamaktadır.Şu sıralar gösterimde olan’HÜR ADAM’filmindeki SAİD-İ NURSİ’den daha farklı bir çizgi izlenmekte,sisteme başkaldırma yerine,düzene uyumlu, iyi insan yetiştirmeye çalışılmaktadırlar. REFAH PARTİSİnin belediyelerde,ardından da, koalisyonda olsa iktidara gelmesiyle, rejimin bekçileri,ülkedeki bu gelişmelerden rahatsız olmaya başlamış ve halkın ekonomik sıkıntılar vesilesıyle siyasal İslamcı bir partiye yönelmesine müsaade etmemişlerdir. ABD desteğiyle 28 Şubat 1997'de, postmodern bir darbeyle ERBAKAN’ın Başbakanı olduğu REFAHYOL hükümetini köşeye sıkıştırıp,koalisyon ortağıTANSU ÇİLLER’in DYP’sini çökerterek , Cumhurbaşkanı DEMİREL’inde yardımıyla mevcut iktidarı devirmişlerdir.Yüksek yargı ve Anayasa Mahkemesi REFAH PARTİSİ'ni sudan sebeplerle kapatmış,ERBAKAN ve arkadaşlarına siyasi yasak getirmiştir. Askerler ve ABD-SİYONİZM İTTİFAKI, Ülkede önce,ECEVİT'în Başbakan olduğu dışarıdan destekli azınlık hükümeti kurdurmuş,akabinde de,seçimlere 1-2 ay kala APO’yu getirip teslim ederek 99 seçimlerinde ECEVİT’inDSP’sini ve milliyetçilik ve terör üzerinden siyaset yapan MHP’yi, MESUT YILMAZ’ın ANAP’ıyla birlikte iktidara taşımıştır.Bu süreçte yolsuzluk diz boyu olup,bankaların içi boşaltılmış, ardındanda 2001 ekonomik krizi patlak vermiştir.O dönemki iktidarlar, sanki ERBAKAN'ın ahını almışlar gibi, sürekli sorunlarla boğuşmuşlardır.Medya iktidardan istediğini almış, AYDIN DOĞAN ve CEM UZAN köşe olmuştur. 28 şubat 1997 postmodern darbesi, ERBAKAN’ın 2.defa rejimin egemenleri tarafından iktidardan zor kullanılarak indirilmesi hadisesidir.TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BAŞKANI olduğu dönemde de polis zoruyla başkanlıktan alınmıştır ERBAKAN. HOCA,bugün 84 yaşında olmasına rağmen,cihad olarak gördüğü siyasi mücadelesini devam ettirmektedir. Kendisini iktidardan indiren askerlere karşı ağzını açmamakta,onlara hala toz kondurmamaktadır.Halbuki bu ülkede asker, defalarca darbe yapmış,ülke yönetimine el koymuş,iktidarları devirmiştir.Hocanın bu tavrını anlamakta zorlanıyorum doğrusu.Ondan beklenen ogün yaşananları kitap haline getirmek veya herşeyi ayrıntısıyla anlatmaktır.Şu biline ki,bizim ve önceki kuşakların, herşeye rağmen ERBAKAN HOCA’ya olan sevgisi, saygısı devam etmektedir.O, sonuçta bizim HOCAMIZDIR.Başka da ERBAKAN HOCA yoktur. Zamanla görüldü ki, realite ve geçmiş tecrübeleri dikkate alarak siyaset yapmak en akıllıcasıdır.Mevcut iktidar, Hoca tarafından acımasızca sürekli eleştirilse bile, en azından herkese, devlet çarkını ve işleyişini en iyi şekilde göstermiş,devleti tanıma fırsatı vermiştir.Bu çok önemlidir bizim için. Bu günkü iktidarın oluşmasında, ERBAKAN HOCANIN, bizim ve bir önceki kuşağın emeği çok fazladır.Birikmiş ve hazır bir potansiyelin üzerine konmuşlardır.Lakin daha akıllı ve ayakları yere basan bir siyaset yapmaktadırlar.Bunda TAYYİP ERDOĞAN,ABDULLAH GÜL ve BÜLENT ARINÇ faktörünün önemi büyüktür. Tüm bunları niye yazdım?Referandum esnasında ve öncesinde basın yayında ve bir çok ortamdaki değerlendirmelerde, hep solcuların ve ülkücülerin mücadelelerinden ve örneğin 68 kuşağının veya 80 ihtilali sonrasında hapisteki ülkücülerin katkılarından bahsediliyor, sanki memlekette onlardan başka kimse yokmuş gibi davranılıyordu..Oysa 80’lerden sonra 28 şubat ara dönemi hariç bu ülkede söz sahibi olan ve ülkeyi değiştirip dönüştüren bir nesil ve kuşak var.Bu kuşak, sistemin oyununa gelmeden,ülkücü ve solcular gibi sokağa dökülmeden,şiddete bulaşmadan,sabır ve metanetle çalışarak ülkedeki olumlu değişimin en büyük öncüsü ve katalizörü olmuştur.Artık bu kuşakla alakalı kitaplar yazılmalı,filmler , diziler çekilmeli ve etkileri anlatılmalıdır.Bahsettiğim dönem,80 lerin ortasından başlar 2000'lere kadar uzanır...Şu an Türkiyeyi yönetenlerde bizim büyüklerimiz ve seleflerimiz,hatta birkısmı dönemimizdir.Bu kuşağı ve dönemi kendi perspektifimden yazmaya, anlatmaya çalıştım.Bu nesil, memlekete damgasını vurmaya da devam edecektir.Türkiye'de sessiz bir devrim yaşanmakta ama, hala birileri bu devrimin ve bu devrimi gerçekleştirenlerin farkında değildir.Bundan sonra daha iyi görecekler..Bizi izlemeye devam edin. Bu haber 399 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||