![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
'HÜR ADAM' OLABİLMEK...HÜR ADAM, gerçekten hür bir adam.Dönemin liderlerine ve baskılarına boyun eğmeyen, Hindistan'daki GANDİ tipi bir eylem ve mücadele adamı.İlim sahibi bir insan.Cumhuriyete kurulmasında destek veren, fakat o dönemde başkaları gibi kazık yiyen zevattan.Şeyh Said isyanına ,kendisi de kürt olmasına rağmen katılmıyor.Türklere isyan bayrağını asla kaldırmıyor.Kürt, Türk , Müslüman savaşına ve birbirlerini kırmalarına karşı. ‘HÜR ADAM’ OLABİLMEK… Danıştay, yapacağını yaptı yine. Maşallahı var. Gündem oluşturmayı biliyor. Danıştay 8.Dairesi, ALES sınavına başörtülü bayanların girebilmesine imkan sağlayan YÖK’ün, yapmış olduğu yeni düzenlemeyi iptal etti. Hem de oy birliğiyle. Gerekçeleri çok komik;’’ Erkek ve kız adayların teşhisinde güçlük olur. Laiklik, Atatürk ilkeleri ve devrim kanunları törpülenir’’ gibi hiçte hukuki olmayan , tamamen siyasi ve ideolojik görüşleri doğrultusunda bir karar veriyor.Gerçi Danıştay’dan ne beklenirdi ki? Ortalığı karıştırmak isteyenler, Danıştay ayağını kullanmayı sürdürüyorlar yani. Bu kararın ardından, tetikçi Sözcü Gazetesi, ‘’Danıştay ,Tayyip savaşı diye sürmanşet atmış’’. Aslında Danıştay, Halk savaşı dese daha güzel olurdu.Gerçi Tayyip ERDOĞAN’ın arkasında halk var,yine aynı şeye gelir ya. Kararı, akıl ve mantıkla izah edemeyiz.Bu ülkede nüfus cüzdanlarında, pasaportlarda başörtülü fotoğraf kullanılıyorsa, yukarıdaki gerekçenin hiçbir açıklaması yok demektir.Ne hukuğa, ne anayasaya, ne de kanunlara uyan bir karardır bu.Eğitim ve öğretim hakkı bir özgürlük meselesidir.Bu hakkın,Danıştay kararıyla engellenmesi, Danıştay’ın kendisini yasama organı gibi görmesi anlamına gelir.Özgürlük yargı kararıyla kısıtlanamaz.Ama bunlar hukuk-mukuk,kanun-manun tanımıyorlar.Yaptık oldu diyorlar.Bence burada yapılması gereken, Danıştay kararını yok sayıp tanımamak.Egemenlik milletinse tabii. Tunus’ta, 23 yıllık diktatör Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilişi ve halk ayaklanması, son dönemin en önemli olaylarından biri.İslam dünyasında, diğer diktatörlükle yönetilen ülkelerdeki halkların uyanışına vesile olur İnşallah, bu Tunus hadisesi. Mısır,Cezayir,Fas gibi geçmişte Fransız sömürgesi yaşamış, akabinde zalim ve diktatör yöneticiler eliyle idare edilen bu ülkelerde de halk, gereğini yapar umarım.Diğer işbirlikçi, kabile ve krallıkla yönetilen devletlerin de sonunun başlangıcı olur belki. Laf Tunus’tan açılmışken belirtelim, Tunus’taki kamusal alan o kadar genişti ki, sokaklar bile bu alana dahildi.Fransız laikliğinin ve zalimliğinin etkisiyle, Müslüman kadınların, heryerde zorla başları açtırılıyordu.Sadece evde serbestti başörtüsü. Allah müstehakını verdi Zeynel Abidin Bin Ali’nin.İnşallah İran şahı ve sülalesi gibi helak olup giderler. Bizim Danıştay’da kendini Zeynel Abidin Bin Ali mi zannediyor ne?Cami duvarına işiyorlar aslında. Artık son demlerini yaşıyorlar.HSYK değişikliğinden sonra, DANIŞTAY’ın yapısı da değişecek 3-4 sene içerisinde.Kimse merak etmesin hukuksuzluk kalkacak.Referandumda EVET çıkması çok önemli bir mihenk taşıydı.Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Ama benim anlayamadığım, Danıştay gibi bazı kurumların halkıyla, halkının değerleriyle bu kadar inatlaşmasının, savaş içerisinde olmasının sebebi nedir?Bunlar Fransız’dan daha Fransız, İngiliz’den daha İngiliz, İsrail’den, ABD' den daha Amerikancı, İsrailci.Kendi halkına,kültürüne ve değerlerine düşman.Sanırım istedikleri; ülkede Fransız tipi ateist ve jakoben bir laiklik uygulaması.Dayatma yapıyorlar.Bir taraftan Yüksek Yargı,diğer taraftan TSK ve onların yandaşı partiler(CHP,MHP,DP,BDP), yandaş-candaş medya, Beyaz Türkler, hep birlikte vesayet rejiminin ayakta kalması için savaşa devam ediyorlar.Kesin kaybedecekleri bir savaşı sürdürüyorlar.Zulüm ile abad olunmaz.Her gecenin mutlak bir sabahı vardır. Baskı, dayatma bir yere kadardır. Dünyaya bakın; bu tür rejimler tek tek çöküyor, sadece Türkiye kaldı. Berlin duvarı nasıl yıkıldıysa, Kominizm, nasıl çöktüyse, SSCB nasıl tarih olduysa, bizim memleketimizde de darbe yapanlar,vesayet rejimini savunanlar,halka ve halkın değerlerine karşı siyaset yapanlar ve onların taraftarları,kurumlar da çökecek, yok olup gidecektir İnşallah.Hak, eninde sonunda tecelli edecek, Hak gelince batıl zail olacaktır.Bu, ilahi bir kanundur Aslında yazıma ‘‘HÜR ADAM’’filminden bahsederek başlayacaktım.Ama maalesef, Danıştay kararı gündemin 1. maddesi oluverdi hemen.Bu filme herkesin gitmesini ve ÜSTAT BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ’nin hayatını,duruşunu,felsefesini, sinema gözüyle izlemelerini istiyorum.HÜR ADAM, gerçekten hür bir adam.Dönemin liderlerine ve baskılarına boyun eğmeyen, Hindistan’daki GANDİ tipi bir eylem ve mücadele adamı. İlim sahibi bir insan.Cumhuriyete, kurulmasında destek veren, fakat o dönemde başkaları gibi kazık yiyen zevattan.Şeyh Said isyanına ,kendisi de kürt olmasına rağmen katılmıyor.Türklere isyan bayrağını asla kaldırmıyor.Kürt Türk , müslüman savaşına ve birbirlerini kırmalarına karşı.Hayatı, zindanlarda, sürgünlerde ve baskı altında geçiyor.Yine de yılmıyor , talebe yetiştirmeye ve risalelerini yazmaya devam ediyor. Isparta, Barla’da o güzelim doğa harikası ,yeşillikler içerisinde,tepeden göl manzaralı küçük bir nahiyede açık medrese kuruyor ve muhteşem eserler veriyor. Denizli’ye,Eskişehir’e,Afyon’a sürülüyor,tecrit ediliyor,günlerce aç susuz kalıyor.Tıpkı İskilipli Atıf Hoca gibi sarığını çıkarmıyor. Şapka kanununa karşı çıkıyor, şapka giymiyor.Ezanın Türkçe okutturulduğu o yıllarda, ilim,irfan faliyetlerini sürdürüyor,öğrenci yetiştiriyor. 80 yıllık ömrü-hayatında hiç rahat yüzü görmüyor. Alim,imam ve tam bir cihad adamı . Öğrencileri daha sonra onun öğretilerini, risalelerini okumaya, öğretmeye devam ediyorlar.O, Kur’an-ı anlatıyor sadece. Müslümanların, ilim, teknoloji ve irfanla yükseleceklerini, ilerleyeceklerini söylüyor.Çağdaşı Akif’in tespitleriyle örtüşüyor tespitleri.Dönemlerinde, Müslümanların halini ve hastalıklarını çok iyi teşhis etmişler ama uygulamada ve idarede yer alamıyorlar maalesef.Beni en çok etkileyen yönü ise ;’’Onun,din adına o günkü yönetimlere başkaldırışı,dik durması,teslim olmayışı ve davasından asla taviz vermemesi’’dir.Bugünkü, bizim müslüman camia ve topluluklar gibi,kaypak,pısırık ve sistemle uyumlu bir hali hiç yok. Şeriat için,din için, hayatı pahasına,mahpuslarda çürümeyi göze alarak mücadelesini sürdürüyor.Müslüman bir lider ve alim olarak örnek bir hayat yaşıyor.Zalimlere ve kafirlere karşı uzlaşmacı tavır sergilemiyor, diyaloga girmiyor. Zalimler için yaşasın cehennem diyor..Haklı davasında sonuna kadar mücadele ediyor.Ankara’ya gidip Paşayı uyarıyor.Zalime ve zulme sessiz kalmıyor.En önemlisi de, kendisi kürt kökenli olmasına rağmen asla, kürtçülük,ırkçılık yapmıyor.Ümmetçi , müslümanların birliğinden beraberliğinden yana.Türk-İslamcı da değil. İslamı doğru anlıyor ve olduğu gibi yaşıyor, anlatıyor. Bugünkü cemaatlere, İslami camiaya bakarsak, ÜSTAT SAİD NURSİ’yi pek az görürüz.Şu anki yapı tamamen farklı.Genelde,sistemle uyumlu tipler mevcut ve öyle insanlar yetişiyor altyapıdan.Otoriteye başkaldırı yok. Aman şimdi zamanı değil denmek suretiyle itaat ve uysallık önerilerek, bazı şeyler sürekli öteleniyor. Evet, derin konulara gebe Üstad’ın hayatı..Burada kesiyor ve filme mutlaka gitmeniz gerektiğini tekrar söylüyorum.Bu film, Türk sinema tarihinde bir devrim özelliği taşıyor bence.İnşallah devamı gelir, lakin daha çok seyirci olmalı,rekorlar kırılmalı.Kültüre,sanata olan ilgimiz ne kadar, görelim bakalım.Hür adam SAİD-İ NURSİ.Mekanı cennet olsun.Rabbim bizi, Peygamberin, O’ nun ve onun gibilerin yolundan ayırmasın www.haberdemeti.com www.cihatbaserli.av.tr Bu haber 550 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||