![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
MÜCAHİT ERBAKAN HOCAMIZIN ARDINDANBirileri senin ardından yok demokrattı,yok laikti,yok şuydu,yok buydu diyecek ve nitekim bu tür yorumları üzülerek işittim tv yayınlarından.Ama kim ne derse desin sen benim ve benim gibi düşünenler için hep mitinglerinde ,konferanslarında,toplantılarında sana ithafen söylediğimiz o meşhur sloganımızda ifade ettiğimiz gibi MÜCAHİT ERBAKANsın ve yüreğimde hep öyle kalacaksın. 27 Şubat 2011…Saat 11:40’da Hakk’a yürüdüğünü şöyle bir haberlere bakayım diyerek televizyon karşısına geçtiğimde öğrendim.Televizyonda o’nun görüntülerini gördüğümde Hocam yine haber olmuş diyerek izlemeye başladım; fakat bu sefer haber alt yazısı beni şok etti: “Erbakan Hoca vefat etti.”Bu sefer çok çok öteleri işaret ediyordu Hocam, o’nu hep bu ülke ile ilgili, birçok insana uçuk gelen, birçok insanın hayalinin bile almadığı,bir çok insanın anlamadığı yine birçok insanın er bakamadığı için çok geç anladığı mefkurelerle takip etmeye alışmıştık.Ama bu sefer başka…Şimdi ötelere gittiğini söylüyordu haberler.Belki de Hocam son dersini en ötede olanı işaret ederek veriyordu.Merhum Necip Fazıl’ın şu mısralarında dediği gibi: “…
…” Vasiyetinde resmi tören istemiyordu,o’na da bu yakışırdı zaten:Hayatı boyunca kendileri için mücadele ettiği milletinin sinesinden,onların omuzlarından sine-i toprağa ve sine-i Hakk’a yürümek…Yine merhum Necip Fazıl’ın mısralarında ifade ettiği gibi: “Son gün olmasın dostum,çelengim,top arabam Taşısın beni sırtında,tam inanmış dört adam.” O’nu ilk tanıyışım ilkokulu bitirip,İmam Hatip lisesine başladığım,sağ-sol çatışmalarının yaşandığı,gençlerin sağcı-solcu diye ayrıştırıldığı ve birbirine kardırıldığı dönemlerde oldu.O zamanlar…Ne olup-bittiğini tam olarak kavrayamadığımız,niçin aynı evden iki kardeşin bile birbirine mermiler yağdırdığını bilemediğimiz ve bizim de bu iki gruptan birine mutlaka girmemiz gerektiğini düşündüğümüz zamanlar…İşte böyle bir zamanda gençliğe üçüncü bir yolunda olduğunu gösteren Hocam…M.T.T.B. ve“Akıncılar” adıyla faaliyet gösteren gençlik hareketleri ile,kendi öz tarihimize,kendi öz kimliğimize dönmemiz gerektiğini,Batı uydurması sağcı-solcu kavramlarının bizim bünyemize uymayacağını,Batı’ya,batılıya,siyonizme en doğrusu da batıl'a yamanmanın bizim gibi, insanlığa adalet dağıtmış bir milletin evlatlarına yakışmadığını, yakışmayacağını “Ne İ.M.F., Ne A.E.T., Milli Görüş,Milli Hamle” sloganıyla “Önce Ahlak Ve Maneviyat” ilkesiyle zihinlerimize nakşetti.O zamana kadar horlanan,hakir görülen,dışlanan ve bu yüzden mevcut ideolojilerden birine yamanarak kendisini ifade etmek zorunda kalan bizler “Milli Görüş” idealiyle kendimizi kendimizden koparmadan da var olacağımızı anlamaya başlamıştık.Bu millete,kendi ruh köklerinin utanılacak değil,onur duyulacak ve bu “Kalbi sökülmüş çağ”a hayat bahşedecek,bütün bir insanlığı ebedi saadete ulaştıracak bir mefkure olduğunu öğrettin Hocam… Seni anlayamadığım ve bu yüzden eleştirdiğim zamanlar da olmadı değil ama bilirim sen hep bunları biliyor ve o engin hoşgörünle karşılıyordun ben ve benim gibilerinin eleştirilerini. Hakkını helal et Hocam bilemediysek kadrini kıymetini. Birileri senin ardından yok demokrattı,yok laikti,yok şuydu,yok buydu diyecek ve nitekim bu tür yorumları üzülerek işittim tv yayınlarından.Ama kim ne derse desin sen benim ve benim gibi düşünenler için hep, mitinglerinde ,konferanslarında,toplantılarında sana ithafen söylediğimiz o meşhur sloganımızda ifade ettiğimiz gibi MÜCAHİT ERBAKAN’sın ve yüreğimde hep öyle kalacaksın. Seni omuzlarımda taşımaya gelemedim,ama şunu biliyorum hayatım boyunca seni ve ideallerini yüreğimde taşıyacağım.Allah senden razı olsun,mekanın cennet olsun. RAMAZAN OSMA Bu haber 1115 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||