![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
MHP'de neler oluyor?CHP'de DENİZ BAYKAL'ın, kaset skandalıyla koltuğu KEMAL KILIÇDAROĞLU'na terk etmek zorunda bırakılmasından sonra,sanırım siyaset mühendisleri, AKPARTİ karşısında girdiği tüm seçimleri kaybeden ve milliyetçi tabanı elinde tutmayı başaramayan DEVLET BAHÇELİyi de kasetlerle götürmek istemektedirler.. MHP’de neler oluyor? CHP’de DENİZ BAYKAL’ın, kaset skandalıyla koltuğu KEMAL KILIÇDAROĞLU’na terk etmek zorunda bırakılmasından sonra,sanırım siyaset mühendisleri, AKPARTİ karşısında girdiği tüm seçimleri kaybeden ve milliyetçi tabanı elinde tutmayı başaramayan DEVLET BAHÇELİ’yi de kasetlerle götürmek istemektedirler.. Partinin önemli isimleri ve Genel Başkan yardımcılarının kasetleri piyasaya sürülmek suretiyle, seçim öncesi DEVLET BAHÇELİ’nin de koltuğunu terk etmesi istenmekte,hatta bu konuda tehdit vari talepler gündeme gelmektedir. Burada yapılmak istenen açıkça belli ki, MHP kasetlerle yıpratılarak DEVLET BAHÇELİ MHP nin başından uzaklaştırılacaktır.Bu kaset işlerinin kimlerin tezgahı olduğu henüz meçhul olmakla birlikte, daha çok DEVLET BAHÇELİ’nin MHP’nin başından gitmesini isteyen parti içi ve parti dışı güçlerin işbirliği yaparak bu sonucu almak istedikleri aşikardır.Türkiye’de geçmişten günümüze siyasi parti liderlerinin birçoğunun parti tabanlarının isteği ve talebiyle o partinin başına gelmedikleri,çeşitli entrika ve oyunlarla partileri ele geçirdikleri malumdur.MHP tabanının bir kısmı da DEVLET BAHÇELİ’den hoşnutsuzdur.İçeriden, işbirliği olmadan da bu kasetlerin ortaya çıkması mümkün değildir.Suçu iktidar partisine atmakta basitlik ve kolaycılıktır.Parti, kendi içinde hesaplaşmalı, bunların hesabını sormayı denemelidir öncelikle..İşin dış boyutunda ise OKYANUS ÖTESİ(ABD)veya oradan bu oyunun planladığı noktasında, MHP yönetiminde şüpheler mevcuttur.Okyanus Ötesinden kastedilenin de, tam olarak ne olduğu belli değildir.ABD mi?Yoksa FETHULLAH GÜLEN’mi?ABD’nin Uluslar arası ve Ulusların siyasetini dizayn etme gücü zaten herkesçe malumdur ki , Türkiye 1950’lerden, hatta 1960 darbesinden beri zaten ABD’nin güdümündedir.. Yine,DEVLET BAHÇELİ’nin son dönemde FETHULLAH HOCA ile adeta savaşa girişmesi şüpheleri FETHULLAH HOCA CEMAATİ’ne doğru çekmekte,sanki bu dizaynın oradan yapılmak istendiği mesajı verilmeye çalışılmaktadır.Gerçek bu mudur?Bunu bilemeyiz.FETHULLAH HOCA CEMAATİ’nin MHP tabanı ve ülkücülerle, ALPASRLAN TÜRKEŞ döneminden beri süregelen güçlü ilişkileri mevcuttur..Nurculuk hareketi, daha doğrusu FETHULLAH HOCA çizgisi Türk-İslamcılık ve sağcılık anlamında MHP tabanıyla birçok noktada örtüşmektedir.Aralarındaki diyaloglar, köklü olsa da,MHP lideri DEVLET BAHÇELİ’nin, özellikle 12 Eylül referandumu ve sonrasında, FETHULLAH HOCA’yı hedef alan açıklamaları cemaati ve liderini rahatsız etmektedir.Cemaatin, bu konuda DEVLET BAHÇELİ’den umudunu tamamen kestiği ve MHP’deki yeni yapılanmaya da gizli ve açıktan destek olabileceği düşüncesi doğru yada yanlış, realite olarak ortalıkta dolaşmaktadır. MHP’de, muhtemel seçim yenilgisinin faturası DEVLET BAHÇELİ’ye kesilecek ve en geç seçim sonrasında, DEVLET BAHÇELİ gönderilip yerine, milliyetçi ve sağ seçmeni toparlayabilecek, AKPARTİ’ye de alternatif olabilecek yeni bir MHP yapısı kurulmak istenmektedir.Bu işler, kimin kurgusudur açıkça bilinmez ama birileri bazı hesaplar peşindedir ve MHP’de de bu değişim olacaktır..MHP’de değişim isteyen kesimler olduğu gibi, AKPARTİ’yi ve liderini de aslında tam istememekle birlikte, zorunluluktan ve mevcut şartlardan dolayı destekleyen, şimdilik sesini çıkartmayan kesimler de var. Seçim sonrası AK PARTİ’ de ve özellikle TAYYİP ERDOĞAN sonrasında AKPARTİ’de büyük gelişmeler yaşanacaktır. Ben şahsen bu seçimi, statükocularla, değişim ve özgürlük isteyenlerin yarışı olarak görüyor ve 12 Hazirana, tıpkı 12 Eylül Referandumundaki yerimden bakıyorum. 12 Haziran seçimini, şimdilerde, olumlu neticelerini görmeye başladığımız 12 Eylül 2010 referandum sonuçlarının alınması için uğraş veren AKPARTİ,HASPARTİ,SAADET PARTİSİ ve BBP bloğuyla, HAYIRCI CEPHE de yer alan CHP,MHP,DP ve BDP bloğunun ,değişim, özgürlük ve barış isteyen kesimle, statükodan yana tavır alan kesimlerin mücadelesi olarak görüyorum. MHP, Türk milliyetçiliği(ırkçılığı),Terör,bölünme korkusu,kan,gözyaşı vbz konularda siyaset yapmakta, buna karşılık BDP ise;kürt milliyetçiliği(hatta ırkçılığı),bölünme talebine varabilecek haklar istemek suretiyle kışkırtıcılık yaparak,terör örgütü PKK ile birlikte hareket edip, makul kürt halkını sömürüp kışkırtarak,terör,kan ve şiddet üzerinden siyaset yapmaktadır.İkisinin siyasetinde de fark göremiyorum.Biri Türkleri kışkırtıyor diğeri Kürtleri.Birleştirici partiler olmayıp ikisi de bölünmeye çanak tutacak partiler..Bu arada hedefe varmak için yalan yanlış her türlü propaganda da serbest.Sağ olsun derin devlet, her ikisine de yardımcı oluyor;polis, asker cenazeleri,YSK kararları vz. yollarla.. CHP’de ise, malum kasetle gelen GANDİ, gün geçmiyor ki yeni bir yalan ve yeni bir vaatle seçmen karşısına çıkmasın.Tıpkı 1991 de DEMİREL’in, milleti vaat bombardımanına tutarak iktidara gelmesi ve 2002’de CEM UZAN’ın GENÇ PARTİSİ’nin uçuk seçim vaatleriyle yüzde yedi buçuk oy alması gibi. Halkı, bir kere kandırmak yeterlidir. İktidara geldikten sonra ise, ‘Dün dündür,bu günde bu gündür’ diyerek memleketin anasını ağlatan adam misali seçim vaatleriyle, kafası karışık kesimleri ve özellikle de gençleri su istimal etmek istemektedir.Başarabilir mi?Bilinmez.Seçim sonuçları her şeyi gösterecektir ama, iki dönemdir iktidardaki bir partiden sonra, bol vaatli seçim propagandası bir kez daha denenmektedir.’Ya tutarsa’ diye..Çünkü, şu anda atmak serbesttir.. Şu biline ki; CHP, kesinlikle statükonun partisidir ve genel başkan değişikliği veya vitrine 3-5 kişinin konulmasıyla değişecek bir parti de değildir.KILIÇDAROĞLU’nun getiriliş sebebi de bellidir ve bu da;CHP’den uzaklaşmakta olan alevi kesimi tekrardan CHP’de toparlamak,yine kendisi kürt ve alevi olan KILIÇDAROĞLU vasıtasıyla Kürtlerden de oy alıp CHP iktidara taşınmak istenmektedir.Ayrıca bu konuda bir çok yerde BDP seçmeni, eğer bağımsız adayları yoksa ikinci adres olarak CHP yi düşünmektedir.Bu ne demektir?, El altından aralarında bir işbirliği mevcuttur.BDP ve PKK çizgisinin dışındaki Kürtleri istisna tutuyorum ki bunlar büyük bir çoğunluktur.Seçimden sonrada bu işbirliğinin devam ettiğini göreceğiz.Kısaca KCK,Ergenekon,PKK BDP ve CHP işbirliği içerisinde Türkiye’deki pozitif değişim engellenmek istenmektedir.MHP de bu günkü yapısıyla buna yardımcı parti konumundadır. Aklı selim MHP’lilerin bu oyunun farkına vardıklarını biliyor ve tıpkı referandumdaki gibi değişimden ,özgürlükten yana tavır takınacaklarını düşünüyorum.Memleketin, buna gerçekten ihtiyacı var.Bu ülkede, sivil ve özgür bir anayasa yapılıp statükonun hakimiyetine son verilmeli ve halkın, gerçek egemenliği sağlanmalıdır.Bu düşünceye MHP tabanının ve ülkücülerinde ciddi destek vereceğine inanıyorum.Bu ülkenin,ülkücüleri,milli görüşçüleri,cemaatçileri,tarikatçıları,başörtülü, açık tüm bayanları,liberalleri,hakiki sosyal demokratları,solcuları,Alevileri,Türkleri ve Kürtleri,kısaca tüm ezilmişleri ve özgürlük isteyenleri bu oyunu görerek bu seçimde ona göre hareket etmelidirler.. Eğer seçim sonucunda, CHP,MHP ve BDP koalisyonuna yol açabilecek bir sonuç çıkarsa, ülkedeki değişim sekteye uğrar, hatta daha kötü günler bizi bekler.Olması gereken, güçlü bir şekilde tek başına iktidar ve bu istikrarın sürmesidir. Bu haber 960 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||