Alaçamlılar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
MHP'de neler oluyor?

MHP'de neler oluyor?

Tarih 15 Mayıs 2011, 23:24 Editör

CHP'de DENİZ BAYKAL'ın, kaset skandalıyla koltuğu KEMAL KILIÇDAROĞLU'na terk etmek zorunda bırakılmasından sonra,sanırım siyaset mühendisleri, AKPARTİ karşısında girdiği tüm seçimleri kaybeden ve milliyetçi tabanı elinde tutmayı başaramayan DEVLET BAHÇELİyi de kasetlerle götürmek istemektedirler..

MHP’de neler oluyor?

                               CHP’de DENİZ BAYKAL’ın,  kaset skandalıyla koltuğu KEMAL KILIÇDAROĞLU’na  terk etmek  zorunda bırakılmasından sonra,sanırım siyaset mühendisleri, AKPARTİ karşısında girdiği tüm seçimleri kaybeden ve  milliyetçi tabanı elinde tutmayı başaramayan DEVLET BAHÇELİ’yi de   kasetlerle götürmek istemektedirler..

                               Partinin  önemli isimleri ve Genel Başkan yardımcılarının kasetleri piyasaya sürülmek suretiyle, seçim öncesi DEVLET BAHÇELİ’nin de koltuğunu terk etmesi  istenmekte,hatta bu konuda tehdit vari talepler gündeme gelmektedir. Burada yapılmak istenen açıkça belli ki,  MHP kasetlerle  yıpratılarak DEVLET BAHÇELİ  MHP nin başından uzaklaştırılacaktır.Bu kaset işlerinin kimlerin tezgahı  olduğu  henüz meçhul olmakla birlikte, daha çok  DEVLET BAHÇELİ’nin MHP’nin başından gitmesini isteyen parti içi ve  parti dışı güçlerin işbirliği yaparak bu sonucu almak  istedikleri aşikardır.Türkiye’de geçmişten günümüze siyasi parti liderlerinin birçoğunun parti tabanlarının isteği ve talebiyle o partinin başına  gelmedikleri,çeşitli entrika ve oyunlarla partileri ele geçirdikleri malumdur.MHP tabanının bir kısmı da DEVLET BAHÇELİ’den hoşnutsuzdur.İçeriden, işbirliği olmadan da bu kasetlerin ortaya çıkması mümkün değildir.Suçu iktidar partisine atmakta basitlik ve kolaycılıktır.Parti, kendi içinde hesaplaşmalı, bunların hesabını sormayı denemelidir öncelikle..İşin dış boyutunda ise OKYANUS ÖTESİ(ABD)veya oradan bu oyunun planladığı noktasında, MHP yönetiminde şüpheler mevcuttur.Okyanus Ötesinden kastedilenin de, tam olarak ne olduğu belli değildir.ABD mi?Yoksa FETHULLAH GÜLEN’mi?ABD’nin Uluslar arası  ve Ulusların  siyasetini dizayn etme gücü zaten herkesçe malumdur ki , Türkiye  1950’lerden, hatta 1960 darbesinden beri  zaten ABD’nin güdümündedir..

                         Yine,DEVLET BAHÇELİ’nin  son dönemde  FETHULLAH HOCA ile  adeta savaşa girişmesi şüpheleri FETHULLAH HOCA CEMAATİ’ne doğru çekmekte,sanki bu dizaynın oradan yapılmak istendiği mesajı verilmeye çalışılmaktadır.Gerçek bu mudur?Bunu bilemeyiz.FETHULLAH HOCA CEMAATİ’nin MHP tabanı ve ülkücülerle, ALPASRLAN TÜRKEŞ döneminden  beri süregelen güçlü ilişkileri mevcuttur..Nurculuk hareketi, daha doğrusu FETHULLAH HOCA çizgisi  Türk-İslamcılık ve sağcılık anlamında MHP tabanıyla birçok noktada  örtüşmektedir.Aralarındaki diyaloglar, köklü olsa da,MHP lideri  DEVLET BAHÇELİ’nin, özellikle 12 Eylül referandumu ve sonrasında, FETHULLAH HOCA’yı hedef alan açıklamaları cemaati ve liderini rahatsız etmektedir.Cemaatin, bu konuda DEVLET BAHÇELİ’den umudunu  tamamen kestiği  ve MHP’deki  yeni yapılanmaya da gizli ve açıktan destek olabileceği düşüncesi  doğru yada yanlış, realite olarak ortalıkta dolaşmaktadır.

                   MHP’de, muhtemel seçim yenilgisinin faturası DEVLET BAHÇELİ’ye kesilecek ve en geç seçim sonrasında,  DEVLET BAHÇELİ  gönderilip yerine,  milliyetçi  ve sağ seçmeni  toparlayabilecek, AKPARTİ’ye de alternatif  olabilecek  yeni bir MHP yapısı kurulmak istenmektedir.Bu işler, kimin kurgusudur açıkça bilinmez ama birileri bazı hesaplar peşindedir  ve MHP’de de bu değişim olacaktır..MHP’de  değişim isteyen   kesimler  olduğu gibi, AKPARTİ’yi  ve liderini de aslında  tam istememekle birlikte,  zorunluluktan ve mevcut şartlardan dolayı  destekleyen, şimdilik sesini çıkartmayan kesimler de var. Seçim sonrası AK PARTİ’ de  ve özellikle  TAYYİP ERDOĞAN sonrasında AKPARTİ’de     büyük gelişmeler yaşanacaktır.

                                     STATÜKOCULARLA DEĞİŞİMCİLERİN  MÜCADELESİ

                    Ben şahsen bu seçimi, statükocularla, değişim ve özgürlük isteyenlerin  yarışı olarak   görüyor ve 12 Hazirana, tıpkı 12 Eylül Referandumundaki  yerimden bakıyorum. 12 Haziran seçimini,  şimdilerde,  olumlu  neticelerini    görmeye başladığımız  12 Eylül 2010 referandum sonuçlarının alınması için uğraş veren AKPARTİ,HASPARTİ,SAADET PARTİSİ ve BBP bloğuyla, HAYIRCI CEPHE de yer alan CHP,MHP,DP ve BDP bloğunun ,değişim, özgürlük ve barış  isteyen kesimle, statükodan yana tavır alan kesimlerin mücadelesi olarak görüyorum.

                  MHP, Türk milliyetçiliği(ırkçılığı),Terör,bölünme korkusu,kan,gözyaşı vbz konularda siyaset yapmakta, buna karşılık BDP ise;kürt milliyetçiliği(hatta ırkçılığı),bölünme talebine varabilecek haklar istemek suretiyle kışkırtıcılık yaparak,terör örgütü PKK ile birlikte hareket edip, makul kürt halkını   sömürüp  kışkırtarak,terör,kan ve şiddet üzerinden siyaset yapmaktadır.İkisinin siyasetinde de fark göremiyorum.Biri Türkleri kışkırtıyor diğeri  Kürtleri.Birleştirici partiler olmayıp ikisi de bölünmeye çanak tutacak partiler..Bu arada hedefe varmak için yalan yanlış her türlü propaganda da serbest.Sağ olsun derin devlet, her ikisine de yardımcı oluyor;polis, asker cenazeleri,YSK kararları vz. yollarla..

                               CHP’de ise, malum kasetle gelen GANDİ, gün geçmiyor ki yeni bir yalan ve yeni bir vaatle seçmen karşısına çıkmasın.Tıpkı 1991 de DEMİREL’in, milleti  vaat bombardımanına tutarak iktidara gelmesi ve 2002’de CEM UZAN’ın GENÇ PARTİSİ’nin  uçuk seçim vaatleriyle yüzde yedi buçuk oy alması   gibi. Halkı, bir kere kandırmak yeterlidir. İktidara geldikten sonra ise, ‘Dün dündür,bu günde bu gündür’ diyerek memleketin anasını ağlatan   adam misali seçim vaatleriyle, kafası karışık kesimleri ve özellikle de gençleri  su istimal etmek istemektedir.Başarabilir mi?Bilinmez.Seçim sonuçları her şeyi gösterecektir ama, iki dönemdir iktidardaki bir partiden sonra, bol vaatli seçim propagandası bir kez daha denenmektedir.’Ya tutarsa’ diye..Çünkü, şu anda atmak serbesttir..

                           Şu biline ki; CHP, kesinlikle statükonun partisidir ve genel başkan değişikliği veya  vitrine 3-5 kişinin  konulmasıyla   değişecek bir parti de değildir.KILIÇDAROĞLU’nun getiriliş sebebi de bellidir  ve bu da;CHP’den uzaklaşmakta olan alevi kesimi  tekrardan CHP’de toparlamak,yine kendisi kürt ve alevi olan KILIÇDAROĞLU vasıtasıyla   Kürtlerden de oy alıp CHP iktidara taşınmak istenmektedir.Ayrıca bu konuda bir çok yerde BDP seçmeni, eğer bağımsız adayları yoksa ikinci adres olarak CHP yi düşünmektedir.Bu ne demektir?, El altından aralarında bir işbirliği mevcuttur.BDP ve PKK çizgisinin dışındaki Kürtleri istisna tutuyorum ki bunlar büyük bir çoğunluktur.Seçimden sonrada bu işbirliğinin devam ettiğini göreceğiz.Kısaca KCK,Ergenekon,PKK BDP ve CHP işbirliği içerisinde Türkiye’deki pozitif değişim engellenmek istenmektedir.MHP de  bu günkü yapısıyla buna yardımcı parti konumundadır.

                               Aklı selim MHP’lilerin bu oyunun farkına vardıklarını  biliyor ve tıpkı referandumdaki gibi değişimden ,özgürlükten yana tavır takınacaklarını düşünüyorum.Memleketin,  buna gerçekten ihtiyacı var.Bu ülkede, sivil ve özgür bir anayasa yapılıp statükonun hakimiyetine son verilmeli ve halkın,  gerçek egemenliği sağlanmalıdır.Bu düşünceye  MHP tabanının ve ülkücülerinde ciddi destek vereceğine inanıyorum.Bu ülkenin,ülkücüleri,milli görüşçüleri,cemaatçileri,tarikatçıları,başörtülü, açık tüm bayanları,liberalleri,hakiki sosyal demokratları,solcuları,Alevileri,Türkleri ve  Kürtleri,kısaca tüm ezilmişleri ve özgürlük isteyenleri bu oyunu görerek bu seçimde ona göre  hareket etmelidirler.. Eğer  seçim sonucunda, CHP,MHP ve BDP koalisyonuna yol açabilecek bir sonuç çıkarsa, ülkedeki değişim sekteye uğrar, hatta daha kötü günler bizi bekler.Olması gereken,  güçlü bir şekilde tek başına iktidar ve  bu istikrarın sürmesidir.

 

www.cihatbaserli.av.tr

www.haberdemeti.com

 

 

Bu haber 960 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Cihat Başerli Yazıları

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ?

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ? 28 şubat post modern darbesinin soruşturulduğu şu günlerde, medyada ikiyüzlülük,sahtekarlık,utanmazlık ,aymazlık gı...

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN Gençliğimizin en güzel yıllarında,liseden itibaren üniversite yılları dahil aktif bir öğrenci hareketi içerisinde ...

TARİH VE SAAT


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu