Alaçamlılar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Vatandaş Seçimde Neye Bakar

Vatandaş Seçimde Neye Bakar

Tarih 07 Haziran 2011, 09:53 Editör

Son iki genel seçimin galibi ve ülkede tek başına iktidarı devam ettiren AKPARTİ'nin oy oranı 2007 genel seçimlerine göre düşecek mi, artacak mı?

           12 Haziran 2011 seçimlerine az kaldı…Bakalım sonuçlar nasıl olacak.?Türkiye halkı  sandıkta  partilere ne mesaj verecek?Tüm bunları 13 haziran sabahı ve sonrasında net olarak göreceğiz..

           Seçmen,  bu sefer  ne diyecek?İstikrar sürsün,Türkiye kalkınsın,değişsin mi?Yoksa Ey AKPARTİ,ben seni bundan önceki iki seçimde tek başına iktidar yaptım ama sen bu yetkiyi iyi kullanamadın.Bundan sonra sana  aynı yetkiyi vermiyorum,koalisyonları tekrar deneyelim,veya eskisi kadar güçlü gelmene müsaade etmiyorum mu?Anayasayı tek başına değiştirecek çoğunluğa ulaşmanı istiyorum veya  diğer partilerle uzlaşarak yeni bir anayasa yap mı diyecek?Tüm bunların cevabını yakında göreceğiz.

         2002 ‘den beri iktidarda olan AKPARTİ, normal şartlarda bu seçime ciddi anlamda yıpranmış ve hırpalanmış bir şekilde girmesi gerekirken, ne hikmetse,  2009 yerel seçiminde yaşadığı oy düşüşünü atlatmış,hatta 12 eylül referandumuyla birlikte yükselişe geçmiştir..Piyasada dolaşan,  doğruluğu veya yanlışlığı 13 haziran  sabahı belli olacak anketlere göre, AKPARTİ,%50 ler civarında bir oy oranına sahip gözükmektedir.Bu ne demektir ve niye böyledir?

      12 haziran Seçiminde  yaklaşık 50 milyon seçmen, oy kullanabilecektir.Bu rakamdan %15’ler civarında, oy kullanmayan veya sandığa gitmeyen  seçmen düşüldüğünde;AKPARTİ’nin,  oy kullanan 44 milyon seçmenin, nerdeyse 22 milyonunun oyunu alabileceği ve 2007 seçimlerine göre oylarını 5 milyon daha artırabileceği ihtimali doğmaktadır.Bu oldukça şaşırtıcı bir durumdur?

      Türkiye siyasi hayatında 1950’lerde  3 dönem tek başına iktidarı kazanan,Demokrat Partili  Menderes’ten sonra  bu işi başarabilecek tek partinin  AKPARTİ ve lideri TAYYİP ERDOĞAN olduğu gözlemlenmektedir. 1950-1960’lı yıllara göre bu dönem daha farklılık arzetmektedir. O dönemde,tek parti hükümetinden(CHP ve İNÖNÜ) sonra bir parti(DP) iktidarı devralmış ve çok partili hayata ilk defa geçilmiştir..Bugün ise, her şeye rağmen, demokratik,çoğulcu bir seçim sistemimiz vardır. 12 haziran seçimine tam 15 parti girecektir ve bu seçimden %50’ ler  civarında oy alabilmek, şapka çıkarılacak kadar büyük bir başarıdır.Peki neden? diye düşündüğümüzde…Görüyoruz ki;

     Türkiye’de son 8 yılda meydana gelen değişim,dönüşüm,ilerleme bunda önemli etkendir.Ekonomik veriler,2002 öncesiyle mukayese edilemeyecek kadar   düzelmiş,ihracat o dönemin  neredeyse 4 katına çıkmıştır.Faizler  %5 lere düşmüştür.Satın alma gücü artmış, kişi başı  milli gelir  o döneme göre 3 kat daha  fazla artış göstermiş 10.000.Amerikan dolarına çıkmıştır.Ülkede büyük bir konut yapım süreciyle,inşaat sektörü kalkınmanın lokomotifi  haline gelmiştir..Kentsel dönüşüm ve şehirlerin yenilenmesi projesiyle inşaat sektörü tarihinin zirvesindedir.Yine TOKİ aracılığıyla yaklaşık 400 bin konut sahibine teslim edilmiş ve yapımı devam eden daha  yüz binlerce konut vardır.Vatandaş artık düşük faizle  kira öder gibi kendı evını alabilmektedir.Böyle bir atılımı geçmişte hiçbir hükümet yapmamıştır.Benzın ve mazot  yüksek olmasına rağmen geçen yıl ülkemizde 800.000.civarında araç satılmış,toplam araç sayısı 15 milyonları bulmuştur.Duble yolların yapımı,memleketin her tarafında süren yol çalışmaları,hızlı tren,hava ulaşımının çok kolaylaşması,neredeyse herkesin uçağa binebilmesi vs. konular vatandaşı  seçimde etkilemektedir.Eskiyi bilenler ve fanatik olmayanlar, bunları gayet mantıklı değerlendirebilmektedir.Eski  Türkiye’yi görmemiş, yaşamamış olan 27 yaş altı nesil , belki bunu daha farklı değerlendirebilir.

              Tarım, hayvancılık bitti diyenler yanılıyor.Rakamlar bunda da Türkiye’nin eskıye oranla çok daha ileri gittiğini söylüyor.Hayvancılığa Ziraat Bankası aracılıyla verilen krediler dudak uçuklatan cinsten.Esnafa verilen krediler insanı şaşırtmakta.Yani nereden bakarsanız bakın Türkiyede eskıye göre, müthiş bir bolluk yaşanmakta,ne ararsan bulunabilmektedir.Hem de eskısınden daha ucuz fiyatlarla herkes her şeyı alabılmektedir.Türk Lirasından sıfırları atmakla değerli bir parayada geçmiş  bulunmaktayız.Kısaca ekonomide, halkın  hissedebıleceği oranda bir iyileşme ve bolluk  yaşanmaktadır.Bu dönemde,insanların arazılerının,evlerinin değeri yükselmiştir.Sağlıkta, hastanelerde büyük değişimler yaşanmıştır.Özürlülere ve yakınlarına maaşlar bağlanmaktadır.Sosyal Devlet olmaya doğru ciddi adımlar atılmaktadır.Devletin,Merkez Bankasının kasaları dolmuştur.Eskiden, hükümet bu ay maaşları ödeyemiyecek diye  sürekli dedikodular olurdu.Şimdi ise böyle bir şeyden söz etmek mümkün değil. Bu hükümet, batan bankaların parasını ,nemaları,keyleri hepsini vatandaşına ödedi.Hatırlayın 2001 krizinde,  herkes yarı yarıya fakırleşmişti.Elindeki   gayrimenkulü,malı,parası bir anda müthiş bir değer    kaybetmişti.Dolar;600.TL den 1600TL’ye fırlamıştı.Dolar,hala 1600.TL’lerde.2002 öncesi iktidarda  hangi partiler  vardı?DSP,MHP,ANAP koalisyonu.

          Demokratikleşme ve özgürlük alanında da geçmişe göre ciddi adımlar atılmış,milli birlik ve kardeşlik projesi hayata geçirilmiş,kürt açılımı,alevi açılımı,roman açılımı,yine üniversitelerde başörtüsü sorunu büyük oranda çözülmüş,İHL lerle ve meslek Liseleriyle ilgili katsayı problemleri büyük oranda kaldırılmıştır.Yüksek yargıda Referandum neticesine göre, pozitif gelişmeler yaşanmakta,HSYK,Yargıtay,Danıştay ve Anayasa Mahkemesi değişmekte ve olumlu yönde  düzelmektedir..Askeri vesayette de gerileme başlamış fakat tam istenilen seviyeye gelinememiştir.Bunların hepsi zamanla, yavaş yavaş olacaktır.Fikir,düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki engeller tek tek kalkacaktır.Türkiye normalleşmeye başlamıştır.Bunu fark eden ciddi bir çoğunluk vardır, fakat muhalefet ve aynı hizadaki örgütlenmeler hala bunun böyle olmadığını, Türkiye’nin  daha kötüye,geriye gittiğini söylemektedir.Oysa gerçekler  yalan söylemez.Statüko yıkılmaktadır.

      Dış politikada, destanlar yazılmış,Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyesi olunmuş,Avrupa Parlamentosu Başkanlığı Türkiye’ye geçmiş,reformlarla Türkiye dünyada ve Avrupa’da sözü dinlenen bir ülke haline gelmiştir..Başbakanın Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanına  ‘One minute’ çıkışından sonra Ortadoğu,Arap ve İslam aleminde gözler Türkiye’ye çevrilmiş,Türkiye bölgenın sözü dinlenır bır ülkesı haline gelmıştır.Komşularla sıfır problem politikası, dışişlerinde AHMET DAVUTOĞLU’nun   ve hükümetin  bugüne kadar ki  politikaları Türk halkı ve bütün ezilmiş halklar tarafından  taktirle ve umutla karşılanmaktadır.Sadece monşerler ve içimizdeki Fransızlar,İngilizler,İsrailliler ve ABD uşakları bu durumdan rahatsızlık duymaktadır.Rahatsız olanların kimler olduğunu da bu millet görmektedir. Oysa,daha önceki dış politikamız herkesin malumudur.Dış politikada, bu hükümet oldukça başarılıdır.Buda, Türkiye halkına,  bir kendine  güven  kazandırmıştır..TC vatandaşlığı dünyada,her yerde  daha  saygın bır konuma gelmiştir.Kuzey Afrika’da ve Ortadoğu’daki  gelişmelerde  hep Türkiye örnek alınmaktadır.  Osmanlının torunları tekrardan ayağa mı kalkıyor denmeye başlamıştır.

      Bu iktidarın eksikleri yok mu?Elbette var…Örneğin şu ana kadar, teşeron işçi çalıştırmanın önlenmesi ,kamuda taşeron olarak çalışan işçilerin kadroya geçirilmesi ,gelir dağılımındaki

adaletsizliklerin giderilmesi konusunda daha ciddi adımlar atılabilirdi.İstihdamın ve üretimin artırılmasına yönelik  ekonomik kalkınma modelleri gerçekleştirilebilirdi.Özelleştirmelerde, çalışanların özlük haklarının korunması için daha ciddi tedbirler alınabilirdi.Tarımda,ürüne, üretime göre destekleme modeline geçilebilirdi.Özgürlükler konusunda daha ileri adımlar atılabilirdi,  kısaca birçok şey daha iyi yapılabilirdi vs. vs..

      Tüm bunlara rağmen, yapılan iyi şeyler oldukça fazla ve mevcut hükümetin,  ustalık döneminde umuyoruz ki, 8 yılda yapılanların birkaç katı daha güzel,iyi ve faydalı şeyler yapılacaktır..Sadece ummuyor açıkça bunu bekliyoruz.Türkiye’nın çağ atlaması,modern,ileri devletler düzeyine  çıkması  için bu iktidara bir şans daha vermeliyiz.Şunu da belirtmek lazım ki,Türkiye’de yaşayan herkes için bu hükümet,tek parti iktidarı,istikrar büyük  bir şanstır.Bugüne kadar değişik sebeplerden dolayı  yapılamamış,ertelenmiş  hususların yapılabilmesi, ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi,geçmiş hesapların  sorulabilmesi,demokratik, özgürlükçü,adil  ve yeni bir ANAYASA yapılabilmesi için, TAYYİP BEY’in,  tek başına ve  güçlü iktidarı devam etmeli diyorum.

                                                                                                                                                            www.haberdemeti.com

                                                                                                                                                              www.cihatbaserli.av.tr

Bu haber 682 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Cihat Başerli Yazıları

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ?

DARBESEVERLER, NEREDESİNİZ? 28 şubat post modern darbesinin soruşturulduğu şu günlerde, medyada ikiyüzlülük,sahtekarlık,utanmazlık ,aymazlık gı...

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN

15.YILDÖNÜMÜNDE 28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE BEN Gençliğimizin en güzel yıllarında,liseden itibaren üniversite yılları dahil aktif bir öğrenci hareketi içerisinde ...

TARİH VE SAAT


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu