![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Söyleyeceklerim var!! 4.Dünya Devletlerin ve içimizdeki bazıların, Türkiye'nin tekrar bir Osmanlı Devleti olmasını istemiyorlar.Yıllardır uğraştığımız ve uğraşacağımız öyle meseleler var ki dantel işler gibi yavaş yavaş İç ve dış güçlerin, kurdurdukları PKK ve diğer terör örgütleri Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm maddi ve manevi enerjisini harcatıp, istedikleri gibi Türkiyenin etrafında at koşturabilmekti. 30 yıldır istedikleri gibi de yapıyorlar.Türkiyenin teröre harcadığı maddi ve manevi enerji ,şimdiki durumdan belki üç belkide beş kat daha güçlü olacaktı.Ama Dünya Devletlerin ve içimizdeki bazıların, Türkiye’nin tekrar bir Osmanlı Devleti olmasını istemiyorlar.Yıllardır uğraştığımız ve uğraşacağımız öyle meseleler var ki dantel işler gibi yavaş yavaş ve hata yapmadan çözmemiz gerekmektedir. Osmanlı Devletin son zamanları ve Türk insanın Anadolu’da sıkıştığı bir zamanlarında Avrupa gezete muhabiri ,İngiliz komutanıyla röpörtaj yapmaya geldiğinde şöyle bir soru sorar; Osmanlı ordusunun sayısı sizin asker sayısından fazla olamasına rağmen işgal ettiğiniz toprağını neden geri almaya çalışmıyor.?-İngiliz Komutan ;Evet Osmanlı Devletin asker sayısı sınırın öte tarafında, bizim asker sayısından fazla iki saat içinde bizi buradan kovarlar ve işgal ettiğimiz topraklarını geri alırlar, ama Osmanlı yöneticileri çok iyi biliyorlar ki ertesi günü uğracakları beşyüz meseleleri olur.Mesala milliyetçilik (Türk-Kürt-Arap) mezhep (Alevi-Sünni-en iyi alevi hangi millet) ve sınır çatışmaların çıkartılması.Bunun için Osmanlı askerleri bize saldırmıyor der. Türkiye’nin uğraştığı meselelere bakıldığında yumuşak karnımız çok ve suları bulandırmaya müsait. Yine bu gün suları bulandırmaya çalışılan bir meseleye bakılınca Genelkurmay başkanın ve üç komutanın emeliliklerini istemelerine bir örnek olarak ta M.Akif Ersoyun bir hatırasını anlatayım. Her sabah, sabah namazı kılmak için gittiği bir cami için de saç sakalları bembeyaz olmuş bir adamın hüngür hüngür ağladığına şahit oldum.Bir kaç defasında sormaya cesaret edemedim ama bir sabah namazı sonrası halini sormak için yanına gittim ve yine hıçkırıklar içinde ağlıyordu.Sordum;Bey efendi neden ağlıyorsunuz anlatmak istermisiniz?.Ağlayan adam; Ben ağlamayayımda kim ağlasın, der ve başlar anlatmaya.Savaş zamanında Osmanlı Ordusun’da ben yüzbaşıydım, ailenin de tek çocuğuydum ve aile servetimin başına geçmem için Validemden bir mektup almıştım.Bir kaç defa istefam için dilekçe yazmıştım,savaş olması sebebiyle dilekçem kabul görmemişti.En sonunda Abdulhamit Hanın huzuruna çıktım ve yüzyüze derdimi anlattım, istifamı sundum.Patişah Hazretleri çok düşünceli halde durakladı yutkundu ve istifanı kabul ettim dedi.Ben memlekete gittim ve aile servetimin başına geçtim.Bir gece rüyamda Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) Abdulhamit Hanı yanına alarak Osmanlı Ordusunu teftiş ettiğini gördüm.Ordunun içinde başıboş ,komutanı olamayan bir grup askerler vardı ve bunlar neden böyle dağınık halde diye Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) sordu.?-Abdulhamit Han sıkılarak ;Bu dağınık askerlerin komutanı birkaç defa yazılı istifa dilekçesi vermişti ben kabul etmemiştim.Ama huzuruma geldiğinde istifasını kabul ettim der.Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) ;Senin istifasını kabul ettiğini bizde istifasını kabul ettik der.Ben ağlamayım da kim ağlasın der. Evet Peygamber ocağı dediğimiz ordunun başında ki dört komutanın emeliliklerini istemeleri hemde bu zaman da terör belasıyla uğraşırken!Emeklilerine birkaç gün kalmasına rağmen.!!. İstifa sebebi şahsi ve siyasi mi?!!.Devlet devamlılık ister ve hiç kimsenin yeri doldurulamaz değildir.Devletin önemli makamlarında oturanlar hangi meselelerde olursa olsun ülkeyi zor duruma sokmaları doğru değildir. Her YAŞ döneminde hiçbir memleket sorunu yokmuş gibi hiç kimsenin gündem oluşturmaya hakkı olmamalı. Artık Türk milleti sandıkta seçtikleriyle yönetilmek istiyor.Türk milleti Ülkeyi yönetenlerin atananlar tarafından değil seçimle gelenlerin yönettiğini görmek istiyor. Halk Komutanların siyasi söylemleri yüzünden yağa, tuza zam gelmesinden ,yatırımların yurtdışına kaçmasından değil askeri savaşa hazır, eğitimleri ile uğraşmasını istiyor..Türkiyenin savaşa gireceği konular çok uzak değil.Orta doğunun kaynaması ,Haçlı seferlerin çıkmasını isteyenlerin, Müslüman ve Türk düşmanlığın hortlaması sıradan gündemler değil.Tarihte bunu örnekleri çok.Mesela, Müslüman ve Türk kanı olunca birbirleriyle savaşan ülkeler birleşebiliyorlar.Yıllardır Avrupa devletleri islamı terör dini olduğunu her müslümanı da terörist ilan rahatlıkla ilan edebiliyorlar ama son Norveç olayında Hiristiyan dini terör dini ve her hiristiyanı terörist ilan edemiyorlar.Norveç’te katliamı yapanın Hiristiyan ve hiristiyan dinine inanlarına haksızlıksa,İslam dinine mensup birinin yaptığı terör eylemi de, ne İslam dinine nede İslam dinine inananlarına maal etmek haksızlıktır.Avrupa’lılar bu hatadan vaz geçmelidir. Talha ASAN Bu haber 750 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||