![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Elde var HuzurBir geldin bereket oldu mevsimin adı, rahmet oldu. Bir ulu çınar gibi kollarınla öyle bir sardın ki bizleri, kulaklarımızda aşk nağmeleri, kalbimizde sükûnetin en güzeli! Bir geldin bereket oldu mevsimin adı, rahmet oldu. Bir ulu çınar gibi kollarınla öyle bir sardın ki bizleri, kulaklarımızda aşk nağmeleri, kalbimizde sükûnetin en güzeli! Bir geldin söz bitti, çünkü sen bittiği yerdin sözün. Bir geldin gönül bahçelerini gülistana çevirdin. Çiçeklerin damarlarına sızan ılık ve latif bir su misaliydi gelişin. Bir geldin, bereket getirdin sofralara. Tatlı bir mutluluk verdin ruhlara. Kimsesizlik, çaresizlik bir kuş olup uçtu göğümüze. Kilitleri açıldı yüreklerimizin. Rahmet yüklü bulutlar hep üstündeydi başımızın. Öyle bir sağanak boşaldı ki üstümüze, sulanmadık toprak kalmadı kuraklaşan gönüllerde. En verimsiz yürekler bile çiçekler açtı anlayamadan. Bir geldin, en çiçekli dalından tutunduk seninle hayata. Geldin ve güldürdün yani gözlerimizi. Geldin ve huzur getirdin seher vakti algılarımıza, gün doğumlarımıza, öğle sonu sessizliklerine, ikindi sonrası meşgalelerine, yani ruhumuza ayarlı vakitlerimize. Geldin ve renginle güzelleştirdin vakit anlayışlarımızı. Sahur dedik, iftar dedik, teravih dedik, hatim dedik. Yani bir sürü yeni renklerle bezendik ve elvan elvan kaynaştık. Yani kış bitti ve renkler ahengi içinde yeryüzü büyülü bir görünüme büründü seninle. Bir geldin, öyle sevdik ki seni anlatılmaz. Ne olurdu, her gelen gibi bir de gidişin olmasaydı. Ne olurdu yalnızca sayılı günlerde bizi kurtaran sultan olmasaydın dünya esaretinden. Hep kalsaydın başımızda. Bizi yeniden kendi başımıza bırakmasaydın, ne olurdu. Yani gitmeseydin, kalsaydın yani. Anlasaydın, anlatabilseydik yokluğunu ve sen hep kalsaydın. Gidişin, yani bizi yine kendi başımıza terk eyleyişin. Yani ayrılığın kuşatması ruhlarımızı, yalnızlığın, tarifi imkânsız çaresizliklerin. İşte ben yalnız bunun hüznünü taşıyorum sen gelince ve susuyorum. Her yıl yinelenen gidişinle sarsılan ruhumun, acıya bezenmiş sükuttur bu anda dili. Daha sen gelir gelmez gidişinin ağrıları sarmakta düşününce tüm benliğimi. Özlemin, sen varken bile bitmeyen şu özlemin aslında demekliğim. Senden elde kalan bunca hüzünlerle çalkalanırken dünyam, bir bilsen ne haldeyim, özleminden ne haldeyim bir bilsen! Neler teselli eyler ki sensizliğimi? Sensizliğin kuşattığı ruhumun acıları nasıl diner? Sonra ne kalır ki senden geriye? Orucumu açmak için beklediğim iftar saatleri mi? Koşuşturulan teravihler, gecenin sessizliğini bölen davul sesleriyle kalkılan sahurlar, Kur’an hatimleri, ruhlarımızı arındıran ve incelten zekât ve fitre verme telaşları mı? Hangisi, hangisi kalır ki senden geriye? Bilirim yine zaman gelir ve birer kanat olup hepsi uçurur seni yeniden göğümüze. İşte bu yüzden hüznüm gölgeler bazen sevinçlerimi. De bana ey! Ne kalır senden geriye? De bana, gidişinin hüznüne boyanmış kentin gözyaşından başka ne kalır peşin sıra? Ne kalır sokak lambalarının bile ışıtamayacağını bildiğim yüreğimden başka. Ama yine de iyi ki geldin, hoş geldin yeniden hayatımıza. Yani gideceğini bilsek de gelişin güzel. Hoş geldin şehr-i sıyam, hoş geldin! Hoş geldin rahmet ayı, hoş geldin! Kapıları seninle açıldı rahmetin. Seninle sığınmaktayız o merhamet ikliminin bize dinginlik veren kollarına. Çünkü merhametin öbür adıdır senin adın. Sakla bizi acılardan, sar, sarmala ve kuşat ki benliklerimizi, insanlığımız yeniden yeşersin ta yüreklerimizden. Sitemimiz sevgimizdendir, bize getirdiğin güzelliklerdendir. Çünkü sen geldin, bize mutluluk getirdin ey kutlu ay! Merhaba sana! Sen geldin ya, yok artık dünyamızda yalan-dolan. Aldatmacalar, zulümler, sabırsızlıklar, kıymet bilmezlikler, vefasızlıklar, sevgisizlikler yok. Garibin, fakirin, yetimin sahipsiz bırakılması yok. Kimsesizlik, terkedilmişlik yok. Ne ikiyüzlülük, ne kötülükler! Hiçbirine yer yok senin olduğun yerde. Yalnız sabır, merhamet, sevgi ve kardeşlik var. Hasılı senli hayatımızda gayrisi yok, yalnız huzur var! Merhaba rahmet ayı, merhaba! Merhaba sevdamız, merhaba! Seni bütün dünya hesaplarına böldük, çarptık, çıkarttık ve şimdi bir şey kalmadı geriye. Tertemiz oldu ayak bastığın her yer gelişinle. Yalnız güzellikler var şimdi senin uzandığın her yerde. Şimdi her güzel şey gelir ve bizi bulur, çünkü elde var huzur! M. Doğan KARACOŞKUN
Bu haber 628 defa okunmuştur.
|
TARİH VE SAATGALERİ |
||||||||